Cinsiyet ve ırk ayrımcılığı olan yapılardaki gibi yaşta da farklılık ilişkileri temsillerin oluşturduğu patırdıya, keşfedilmemiş içselleştirmelere, düşüncesizce yapılan pratiklere, egemenlik ve itaatin ekonomik yapılarına bağlıdır.
Hiç kelimelere dökülmemiş düşünceler bulunabilir. Kelimeler çerçevelendiğinde, düşünceler seçilen kelimeler doğrultusunda değişikliğe uğrar ve sınırlnır. Dolayısıyla konuşma bir şey, yani Aynı olmayabilecek bir düşünce yaratmış olur.
Teknik deyince, insanların doğa üzerinde mutlak bir egemenlik kurmak için değil de, doğal çevre üzerinde uyumlu ve ihtiyaçlara uygun bir egemenlik kurmak için kullandıkları yöntemlerin bütününü alıyorsak, o zaman, ilkel toplumların teknik geriliğinden söz edemeyiz: İhtiyaçlarını karşılamak konusunda, ilkel toplumlar da ulaştığı düzeyle övünen sanayileşmiş ve teknik toplum kadar yeterlidir. Aslında her toplum belli bir güç kullanarak, yaşadığı ortam üzerinde, ihtiyaçlarına yetecek kadar bir egemenlik kurmayı başarır… o halde teknik düzeyde bir hiyerarşiden, üstün ya da geri teknolojiden söz edilemez”