Nilüfer Dağ, Leyla ile Mecnun'u inceledi.
3 saat önce · Kitabı okuyor · Puan vermedi

Bilinen Leyla ile Mecnun dan daha farklı trt1 de bir zamanlar dizi olan hikaye genelde izleyen kesimin anlayacağı bir dil hakim izleyenler bazı her yerlerde “İsmail abiiiii” diye bağırma gereksinimi duyabiliyor bknz: ben 🤦‍️ izlemeyip yinede okumak isterseniz kısaltılmış videolar ile bazı bölümlerine bakmanızda fayda var diye düşünüyorum okurken gözünüzde sahneler canlanınca daha bi duygusal bağ kuruluyor sanki ya da bana öyle geldi (: “ İsmail abi biraz tuhaftır. Renkli kıyafetleri, patavatsızlıkları, sorun çözmeye çalışırken daha büyük sorunlara neden olması, konuşması, oturuşu kalkışı ... onu anlayabilmeniz için tanımanız, tanımak için sabretmeniz lazım. Belki de İsmail abi bu yüzden yalnızdır... çünkü kimse birbirini tanımak için sabretmiyor artık. Kimsenin kimseye ayıracak vakti yok...”

HeRZe, bir alıntı ekledi.
5 saat önce · Kitabı okuyor

Biliyorsun, bizim her türlü yalnızlığımız
Yeni bir dil olacak yarın...

Sonrası Kalır 1, Edip Cansever (Sayfa 546)Sonrası Kalır 1, Edip Cansever (Sayfa 546)

Zaaf
Bu kış kar yağmadı
Üşümelerimin sebebi
Alelade kıyıya vurdu
İçimdi.

Bu bahar yağmur yağmadı
Çiçekler açan yüzün soldu
Tenin çorak toprak şimdi
En son dokunan Mecnun
Ama sen Leyla değilsin.

Bugün yaşadığımı fark ettim
Bir sineğin anlamsız ısırığında
Dişleri yok sanırdım oysa
Hayata karşı tutumu
Takdire şayandı
Canımı yaktı bu tutunuşu.

'Gözlerin okunmuyor' demişin
Son mektubunda
Gözlerim artık başka bir dil
Bilinmeyen bir yerin
Bilinmeyen alfabesiyle boyandı
Okumayı baştan öğretiyorum
Bakacak olanlara

Artık bir makine sesine bağımlıyım
Şehirden uzak kalmanın etkisi
Robotlaşmış bireylerin tınısını arıyorum
Gözlerinde ekran görünen
Cümleleri binary çocukları arıyorum
Su deposunun üstünde
Elektronik bir ses yetiyor
Bir nefese gerek duymuyorum.

Dün bir kabus gördüm
Belki de bu gündü bilmiyorum
Herkes ölüyordu
Ben yaşıyordum
Benim yüzümden diyordum
Sende öyle demiştin hatırla
'Senin yüzünden'
Benim yüzümden
Düşen bin parça hüzün.

Pelin levent, bir alıntı ekledi.
6 saat önce · Kitabı okuyor

Size, başlı­ca hatanızın insanların gözlerini önemsememek olduğu­nu kaç kez söyledim zaten. Şunu bilin ki, dil gerçeği giz­leyebilir ama gözler asla!

Usta ve Margarita, Mihail BulgakovUsta ve Margarita, Mihail Bulgakov

~ Çaresizlik ~
Kimse bilmez ki benim çaresizliğimi !
seven insan herşeyi göze almaz mı sevdiği için bazen susmak gerek bazı şeyleri kazanmak için gerektiğinde suskunluğu öldürüp yapılan fedakarlığı dil dökmek için susmak gerek.
Oysaki kimileri çoktan elden
kimileride çoktan kalpten gitmiştir,ama seven hala onun için direnmiştir...
https://my.w.tt/bXK401fxdN

Meltem Keskin, Sözüm Türkçe Üstüne'yi inceledi.
7 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yazarı benim Kayseri Erciyes Üniversitesinde hocamdı gerçekten samimiyetle dil üzerine söylenmiş sözlerine yazılarına yer vermiştir. Dil profesörü olan hoca bilgiyi birinci elden sunuyor bizlere.

şule uzundere, Kamelyalı Kadın'ı inceledi.
7 saat önce · Kitabı okudu · 37 günde · Beğendi · 10/10 puan

“Bana kalırsa, bir dil ancak iyice öğrenildikten sonra konuşulabildiği gibi, roman kahramanları da insanlar iyice incelendikten sonra yaratılabilirler.”

Kitabımız bu cümleyle başlıyor. En güzel roman başlangıçlarından biri sayılabilir.

Dünya edebiyatında iki Alexandre Dumas var. Biri baba diğeri oğul. Baba olan Monte Kristo Kontu, Üç Silahşörler gibi macera kitapları yazmış. Oğlun en bilinen eseri Kamelyalı Kadın.

Kitabı ne zaman okuduğumuz ve okurken hangi ruh halinde olduğumuz kitabı beğenip beğenmememizi direkt olarak etkiliyor. Bunu hep bilirdim de Kamelyalı Kadın’da bir kez daha anladım.

Kitabın klasik Türk filmlerine benzer bir konusu var. İyi aile çocuğu, utangaç erkek; kötü yola düşmüş, arsız kadına âşık oluyor. Kadın başlangıçta adamla alay etse de zamanla onu seviyor. Peki, toplum ve şartlar çiftimizin mutlu olmasına izin verecek mi? Bunu da kitabı okuyarak öğrenebilirsiniz.

Konusu hiçbir orijinallik barındırmayan bu romantik kitabı üslubundan mı yoksa dediğim gibi uygun zamanda uygun ruh haliyle okuduğumdan mı bilmem kitabı çok sevdim. Akşam saatlerinde başladım ve elimden bırakamayıp gece bitirdim. Bir film izliyormuş gibi okudum kitabı ya da tanıdığım birinin aşk macerasını dinliyormuş gibi. Kitap beni içine çekti ve olacakların hepsini tahmin etmeme rağmen elimden bırakamadan okudum.

Klasiklere mesafeli olanlara özellikle öneriyorum Kamelyalı Kadın’ı. Klasiklere hoş ve hafif bir başlangıç için ideal bir kitap. Romantizm sevenler de kaçırmamalı.

Târîh-i Dîvân-hâne Der-Tersâne-i Âmire - Nedîm :
Şehriyâr-ı zamâne zıll-ı Hudâ
Halledallahu mülkehu ebedâ

Ya‘ni Sultân Ahmed-i Sâlis
Tâc-bahş-ı Sikender ü Dârâ

Zîr-i destindedir yedi iklîm
Taht-ı hükmündedir yedi deryâ

Pâdşâh-ı cihan ki asrında
Oldu ma‘mûre ser-be-ser dünyâ

Pâsbân-ı sarâyı mecd ü şeref
Perdedârân-ı kasrı izz ü ulâ

Pîşesi dîn-i Ahmede nusret
Kârı şer‘-i Muhammedi icrâ

Çâker-i dergeh-i sa‘âdetidir
Sad hezâran Sikender ü Dârâ

Husrev-i pür-himem ki subh-ı bahâr
Der-i kasrında perde-i dîbâ

Kevkeb-i tâli‘-i sa'âdetinin
Pîşgâhında âftâb sühâ

Leme‘ân-ı rikâb-ı ikbâli
Mâha sermâye mihre hüsn ü cilâ

Mehçe-i râ'yet-i hümâyûnu
Âftâb-ı münîre çehre-güşâ

Ol şehenşâh-ı âlem-ârâyı
Nice hayra muvaffak ede Hudâ

Bâ-husûs eyleye ona düstûr
Sadr-ı zî-şânı Hazret-i Mevlâ

Ya‘ni hem-nâm-ı pâk-i İbrâhîm
Sıhr-ı rûşen-dil ü Felâtun-râ

Sıhr-ı zî-şân-ı pâdişâh-ı güzîn
Felek-i câh âftâb-ı zekâ

Zîb-i dîbâce-i kitâb-ı himem
Vâzi‘ü'l-asl-ı fenn-i cûd u sehâ

Bir gün ol şehriyâr-ı âlî-şân
Oldu tersâneye şeref-bahşâ

Sadr-ı a'zam dahı sa'âdet ile
Sâye-veş hem-reh olmuş idi ona

Anda bir kûh-pâre kalyona
ne olmuşlar idi sa‘y-nümâ

Seyr edüp pâdişâh-ı âlî-câh
Eylediler esâsını inşâ

Şenlik oldu kesildi kurbanlar
Olunup devlete du‘â vü senâ

Kıldı dîvân-hâneyi teşrîf
Ba‘dehu ol hidîv-i mülk-ârâ

Gördü kim olmuş idi erkânı
Olmuş iken o câygâh-ı şeref
Melce-i dost mazhar-ı a‘dâ

Nâ-sezâ idi kim kala vîrân
Öyle dîvan-hâne-i vâlâ

Hâtır-ı eşref-i hümâyûnu
Gördü tecdîd olunmasını revâ

Kıldı ferman ki oluna ihyâ
Pes cenâb-ı vezîr-i pâk-nihâd
Sadr-ı Cem-câh Mustafâ Pâşâ

Halef-i dûdmân-ı mecd ü şeref
Vâris-i câh u mesned-i âbâ

Feylesof-ı dakîkadân-ı hikem
Mû-şikâf-ı hakâyık-ı eşyâ

Sıhr-ı âlî-nijâd-ı sadr-ı güzîn
Ced-be-ced âsaf-ı cihan-pîrâ

Kapudân olmağ ile devletle
Oldu me’mûr o âsaf-ı dânâ

Pes edüp himmet ona hasbe'l-emr
Kıldı bu tarhı böyle müstesnâ

Habbezâ tarh-ı dil-pesend ü latîf
Habbezâ resm-i dil-keş ü zîbâ

Bârekallah zihî huceste eser
Bârekallah zihî bülend bînâ

Sakfı sakf-ı sipihr ile hem-dûş
Temeli gâv-ı arz ile hem-pâ

Sahnının pâsbânı fasl-ı bahâr
Kasrının perdedârı dest-i sabâ

Reng ü tâbı muhassal-ı evhâm
Hüsn-i tarhı netîce-i hülyâ

Secdegâh eyler idi mihr onu
Sâyebân olmasaydı perr-i hümâ

Anda kışlardı mevsîm-i nev-rûz
İzz ü devlet verildi ona be-câ

Dâ'imâ izz ile olup âbâd
Sâhibine mübârek ede Hudâ

Sâl-i târihini bu pâk eserin
Etdi bu beyt ile Nedîm imlâ

Cûd-ı Sultân Ahmed-i Gâzî
Yapdı dîvan-hâneyi hâlâ.