Kesinlikle tüm okurların okuması gereken ve severek okuyacağı çok güzel olması dışında aşırı anlam ve duygu yüklü bir kitaptır.
Kitapta yer alan ana fikir yalnızlıktır. Ve Yalnızlık üzerine inşa edilmiş bir hayatı anlatmaktadır.
‘Bizler kendi derimizi içinde ebedi yalnızlığa mahkumuz.’ kitapta bulunan en beğendiğim sözlerden biri...
Aslında her insan yalnızlık içerisinde yaşar fakat diğer insanlarla bir bağ kurmak bir nebzede olsa yalnızlığımızı törpüler fakat 'bizler yalnız doğarız ve günün sonunda yapayalnız bir şekilde hayata veda ederiz.'
Öykünün konusu, Dostoyevski’nin hayalperest diye tanımladığı ve kendisine bir isim vermeyi dahi fazla bulduğu 26 yaşındaki sefil bir adam ile 17 yaşında güzel, cahil ve fakat her zaman olduğunun aksine, -cehaleti ve güzelliğine rağmen- merhametli Nastenka arasında geçen ve 4 beyaz gece içerisinde doğup gelişen ve neticeye bağlanan acı bir aşk hikâyesidir.
Dostoyevski eserlerinin en önemli özelliklerinden biri de kahramanlarıdır. kahramanlar genellikle hayattan kendini soyutlamış tiplerdir, bu romanda da hem anlatıcı kahramanı hem de Nastenka'yı tipik Dostoyevski karakterleri diye niteleyebiliriz.
{ Kitapla ilgili daha fazla spoiler vermek istemiyorum :) }
Şimdi den okuyacak okurlara keyifli okumalar diliyorum. Ve okuduğunuz için teşekkürlerimi sunuyorum...
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski