Yabancıların birbirini kötü düşlerden uyandırabileceğinden bahsederken, "Bu kadarını yapabiliriz birbirimiz için, değil mi?" diye sormuştu. Evet, en azından bu kadarını yapabilmeliydik. Aynı dünyadan ve zamandan geçtiğimiz için, bu hususta kendimizi borçlu bile hissetmeliydik. Güzel düşlere yatıramasak da birbirimizi, hiç değilse kâbuslardan uyandırabilmeliydik.
Oyun demişken...
Aşk da bir oyun Adalet. İki kişilik basit bir oyun. Seninle tanıştığımızdan beri aslında hep onu oynadık biz. İki kişi görür birbirini. Eğilip bakar, anlamak ister. Günler geçer, gülümseyişler, anlatılan ve susulan hikâyeler... Sonra ilk âşık olan kaybeder.
Biliyorum, sen oyunları kazanmak derdinde değilsin ama kaybetmekten de ürkersin. Sakın korkup kaçma Adalet. Bu oyunun kaybedeni zaten benim.