gamze

İnsan hep bir gün çok mutlu olacağına inanır. Şimdi değildir, henüz değildir ama bir gün muhakkak, hak edilen o mutluluk gelip kendisini bulacaktır. Gelecekte muğlak bir takvim yaprağına mühürlenmiş o günü, ufak tefek engellerin ayak altından çekileceği münasip bir zamana erteler durur insan. Okulu bitirince, işe girince, evlenince, çocuklar büyüyünce... Sonra genellikle o gün gelemeden de ölür.
Sayfa 72·Kitabı okudu
Reklam
Boş bir duvara bakmakla yetiniyorum eve dönünce. Ve bütün boş duvarlar bana bakıyor. İyi bir insan olmakla aramdaki yegane mani, üşengeçlik olamaz değil mi? Başka bir çürük olmalı içerlerde bir yerlerde. Başlarda minnacık olduğu için önemsenmeyip görmezden gelinen, sonra büyüdükçe altından nasıl kalkılır bilinemeyip örtbas edilen, neticede çürüdükçe çürüyen, koktukça kokan bir şeyler…
Sayfa 164·Kitabı okudu
En güzel yalanların verdiği ferahlık bile, gerçeğin anlaşıldığı anın ağırlığı kadar kuvvetli değildi.
Sayfa 148·Kitabı okudu
Herkesin kendine göre bir yas tutuşu var hayatta. Kimi konuşarak , kimi susarak, kimi sessizliğe, kimi gürültüye boğularak acısını kucaklıyor.
Sayfa 142·Kitabı okudu
Bir şehrin değişmesi, bir insanın değişmesi, dünyanın değişmesi hatta, kendinden öncekilere ihanet gibi. Değişmemesi de kendine ihanet olurdu ama değil mi?
Sayfa 114·Kitabı okudu
Reklam