"Size sahip olduğunuz her şey küçük görünüyor. Bana
ise sahip olduğum her şey büyük. Arzularınız doymak
bilmiyor, benimkiler ise tatmin olmuş halde. Çocukların
fistik ve incirleri almak için ellerini nasıl da dar boğazlı bir kavanoza soktuklarına bakın. Ellerini geri çıkartamazlar ve ağlamaya başlarlar. Onlara dersin ki: 'Birkaç
tanesini bırak ki birazını çıkartabilesin.' Siz de arzularımızı bırakın. Bırakın ki hepsine kavuşun."
"Bütün güzel şeyler yavaş büyür. Bir üzüm tanesi de bir incir de. Bana bir incir istediğini söylersen zamanı var, bekle diye cevap veririm. Ağacın önce çiçekleri açacak, sonra meyveye duracak ve sonra da meyve olgunlaşacak. İşte bir düşünce de öyledir. Nasıl ki olmamış bir inciri kopartip yiyemezsen olgunlaşmamış bir fikri de zihninden çekip çıkartamazsın”