Arapçadan dilimize geçen 'imza' ve 'mazi' kelimeleri, aynı köktendir. İmza, iş bitince, yani mazi olunca atılır. Mazi, yani geçmiş, altına imza attığımız bir şeydir ve geri döndürülemez. İnsan geçip gitmiş günlerdeki olumsuzlukları akılda, hatırda, hafızada sıcak tutarak, var olan sabrı geçmişe de yöneltir ve bugüne lazım olan sabır gücünden olur. Bu yüzden şimdi yaşadığı musibetler ona olduğundan daha büyük, mevcut dayanma gücüyse gerçekte olduğundan daha az görünür. Gelecek, daha gelmemişken insanı üzüp yorar ve sarsar. Sabır kuvvetini insandan koparan geçmiş ve gelecek, onu güçsüz zavallı ve ümitsiz kılar. Gelecekte belki de hiç başına gelmeyecek musibetlere, yalnızca olasılık dâhilinde oldukları için, mutlaka gerçekleşmek zorundalarmış gibi, şimdiden güç yetirmeye çalışarak sabrını tüketir. Muhtemel bir zararı muhakkakmış gibi görerek kendine eziyet eder.