.. Sonra aklıma, insanın yaşadığı ve nefes aldığı sürece kendine ait bir mahrem alan oluşturmayı sevdiği geldi. Başka insanlarla kendisi arasında hep sınırlar belirlediği. Dini ritüelleri bir köşeye bırakacak olursak insanlar arasında bir mesafenin her daim olduğu. Safları sıklaştırmanın sadece dinen bir emir olduğu, modern zamanlarda safları ayrıştırmanın, kitleden kopmanın, bencil olmanın, yalnız yemenin evla olduğu aklıma geldi. İnsanoğlu ev yapardı. Kendi mahremini oluştururdu böylelikle. Huzur bulacağı meskeni tanzim etmeye ömrünü verirdi. Mutlu olur muydu o da şüpheli.