Artık Allah sevgisini mabette bulamıyorsunuz. Sade jimnastik yapanları korkularından kurtaran alışkanlık haline getirilmiş beden hareketleriyle, aynı jimnastiği yapmayanlara karşı taşıdıkları kin ve nefrettir, düşmanlık duygusudur. Bu duyguların hiçbiri ruhu Allah'a götürmüyor, hiçbir düşmanlık insanı Allah'a ulaştırmaz. İçteki düşmanlıkla ibadet yapılmaz. Lânetler ve beddualar Allah'a gitmeden yıkılıp sahibine çevriliyorlar. Yalnız aşk yoluyla Allah'a ulaşılır, Yeryüzünü dolduran değişik çehreli düşmanlardan ve bütün düşmanlıklardan insanlığı kurtarmanın tek yolu, her insanı kendi içindeki düşmandan kurtarıcı kalp aşıkı yapmak, kendi içindeki düşmanın pençesinden kurtarmaktır. Gerçek din yolu budur ve ancak bu yoldan yürüyerek insanlığın kurtuluşu gerçekleşecektir.
Millet kültürünün ağacını dikecek ve millet ruhuna hayat getirecek nesiller, inanışla sevgi mâbedinin mihrabında önce tövbe etmeli, sonra da inanmayı ve sevmeyi öğrenmelidirler.
Kendi dileğini alemin dileği yapmaya çalışmak, âlemin sonsuzluğa uzanan hareketlerine engel koymaktır, kâinatın hürriyetine set çekmeyi istemektir. Aksine olarak âlemin dileğini kendi dileği yapmak istemek, alemin kalbini kendi varlığına sığdırmaya çalışmak: İşte gerçek ve hür hareket yolunda ilerleyiş bununla oluyor.
Bir menfaatin tatmini, bütün varlığı darlığa düşürücüdür. Yalnız bir ihtirasın tahriki insan ruhunun bütün diğer bölgelerinde felç yaratıyor. İskender ölürken, büyük istilâlarının bulutu altında bunalmıştı. Sezar, saadet terennümü ile ölmedi. Napolyon, Yena'da değil, filozof Volney'i tokatladığı sırada yenilmişti.