Kadınları, erkeklerle ilişki kurmalarının onlar için en hayırlı şey olduğuna ikna etmek amacıyla epey enerji sarf edilir, onlar da buna ikna olmaya razı olur çünkü bekar varoluşlarının üzerinde yaşlı, uğursuz bir kedili kadının hayaleti süzülür.
Halbuki, görünüşe bakılırsa en mutlu ki şiler bekar ve çocuksuz kadınlar.
Erkeklerden nefret ettiğimizde, en iyi ihtimalle biraz soğuk davranarak tahammül etmeye devam ediyoruz onlara, çünkü her yerdeler, çünkü bununla yaşa mak gerekiyor. (İnanılmaz ama gerçek, biz ler bastırılmaz bir öldürme isteği duyma dan da birinden nefret edebiliyoruz.) En kötü ihtimalle de onları hayatımıza buyur etmeyi bırakıyoruz - ya da çok katı bir ön seçime tabi tutuyoruz. Erkek düşmanlığımız erkekleri korkutuyor çünkü bu, sempatimizi hak etmeye başlamaları gerektiğinin işareti. Erkeklerle ilişki kurmanın bizim için bir zorunluluk, bir görev olmaktan çık tığının işareti. Denklik üstüne kurulu her ilişkide olduğu gibi, tarafların birbirlerine saygıyla muamele etmek için çabalamaları gerektiğinin işareti.
Peki erkekler, onlar neden kadınlardan nefret ediyor? Binlerce senedir egemen konumlarının sefasını sürmelerine rağmen, onların zorbalıklarını hak edecek ne yapmış olabiliriz?