"Anamızın karnından doğup mezara girene kadar kandırılmıyor muyuz sanki? Ama yaşıyoruz işte. Sen sadece tüccarlara değil, bütün bu düzene, bütün bu yaşam biçimine meydan okumuş oldun. Senin için korkuyorum."
Kino, "Açlıktan başka korkacak neyim var ki?" Diye sordu.
Ağzından, "Gideceğim," lafı çıkmıştı bir kere. Çıktığı için bu da değişmez bir gerçekti artık. Gitmeye karar vermek ve bunu söylemek, yolun yarısını almak demekti.
Komşuların hepsi de zenginliğin Kino'nun başını döndürmemesini diliyorlar; hırs, nefret, acımasızlık gibi zenginlere özgü huylar edinmeyeceğini umuyorlardı. Sevilen bir adamdı Kino, bu inci onu mahvederse çok yazık olurdu.