📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Od'da aşkın, sevginin her türlü halini görüyoruz. Maddi halini, manevi halini, dünya aşkını, ilahi aşkı... Yunus'un nasıl Yunus olduğunu, Hacı Bektaş-i Veli ile tanışmasının ardından bizzat Hacı Bektaş-i Veli tarafından gönderildiği ve hamken piştiği Taptuk Emre Dergahı'nda yaşadıklarını İskender Pala'nın usta anlatımıyla okuyoruz. Çoğunluğun maddeye ağırlık verdiği, mananın arka plana atıldığı bir dönemde, madde ile mana arasındaki dengenin sağlanmasının gerekliliğinin önemi, kitabın her sayfasında kendini hissettiriyor. Yunus Emre'nin olaylar karşısında yaşadığı iç çekişme, Sevgili özlemi, kişinin kendini bilmesinin önemi ve ancak bilmeyerek bilinebileceği... Od, okuru bu noktalar da dahil birçok nokta üstünde düşündürüyor.
"Hep diyoruz Batı'nın teknolojisini alalım, ahlâkı onda kalsın... Peki gerçekten teknolojiyi veya felsefeyi ahlâkından koparabilir miyiz?
Ait olduğumuz medeniyet bize sadece görünen kalıpları vermez. Aynı zamanda düşünme tarzımızı, önceliklerimizi, çıkış noktamızı, varmak istediğimiz yeri de inceden inceye benliğimize işler. Dolayısıyla bir medeniyetten bir şey almak onun felsefesini, yaşam biçimini, duygu dünyasını, hayata bakışını almaktır... Fincana cola koymak, ancak bir kamufledir. Kola yine koladır, fincan hâlâ kahve içindir.."
İslam ile Batı arasındaki gelgitli duruma bizi de dahil ediyor. Akademik bir kaynak olarak ele alınan kitap sadece akademik ilgisi olanlara değil her okuyucu kitlesine hitap ediyor.