Kitabı dün bitirdim. Serinin ilk iki kitabından da oldukça nefret eden bir okur olarak son kitaba şans vermek istedim. Kitabı serinin diğer kitaplarına göre katlanılır hale getiren şey çoğu kısmının Tobias’ın ağzından yazılmış olması. Onun karakter gelişimini, öz eleştiri yapmasını, hatalarını düzeltmek için verdiği psikolojik savaşı net olarak gördüğümüzü düşünüyorum. Öte yandan Cecelia için tam tersini düşünüyorum. Etrafındaki insanların değişmesini beklerken kendisi olduğu yerde saydı ve tavırlarından asla taviz vermedi. Bir yerde “Tobias’ın sorunu ne?” diye sorgulamaya başlarken kitabın sonunda aslında her şeyi çoktan çözdüğünü öğreniyoruz. Yazar bu geçişi o kadar kopuk bir şekilde yapmış ki sanki kitap boyunca farklı bir Cecelia, kitabın sonunda farklı bir Cecelia vardı. Tobias’ın geçmişini okumayı daha çok sevdim. 4/10 veriyorum.