Yine de toplumun hastanelerini dolaşan biri bazen başını olumsuz anlamda iki yana sallar. En güçlülerin, en şefkatlilerin, en mantıklılatın bile güçsüz olduğu anlar vardır.
Hint, Keldani, Pers, Asur, Mısır uygarlıkları peş peşe yok olup gittiler. Neden? Bunu bilmiyoruz. Bu felaketlerin sebepleri nedir? Bunları bilmiyoruz. Bu toplumlar mevcudiyetini sürdürebilirler miydi? Kendi hataları yüzünden mi yok oldular? Kendilerini yok eden ölümcül bit günaha mı sürüklenmişlerdi? Irkların, milletlerin bu korkunç ölümlerinde intihar eğiliminin payı neydi? Yanıtsız sorular.
İnsanlar bir kazanın içindeki gücün ancak zihinlerden doğabileceğini, başka bir deyişle dünyayı çekip sürükleyenin lokomotifler değil düşünceler olduğunu çoktan anlamaya başladılar. Düşüncelere lokomotif koşun, kabul ama süvarinin yerine atı koymayı kalkmayın.