Her şeyi anlamıyoruz ama hiçbir şeyi de küçümsemiyoruz. Celladını kutsayan Joseph de Maistre'in haykırışına da, işi dinle alay etmeye kadar götüren Voltaire'in sırıtışına da aynı mesafede duruyoruz.
Geçmişin taklitleri sahte isimleri kendilerini gelecek olarak adlandırıyorlar. Bu hortlak geçmiş, kimliğini değiştirebilir. Tuzağa karşı hazırlıklı olalım, ondan uzak duralım. Geçmişin yüzü batıl inanç maskesi ikiyüzlülüktür. Yüzünü açığa çıkarıp maskesini düşürelim.
Manastırlara gelimce karmaşık bir sorun oluşturuyorlar. Uygarlık onları mahkum ederken, özgürlük onları koruyor.
Bu kitap, başkahramanı sonsuzluk olan bir dramdır. İnsan yan karakterdir.
Bu yüzden yolumuzun üstüne çıkan bir manastırın içine sızmak zorunda kaldık. Neden? Çünkü hem doğunun, hem batının, hem eski hem modern çağların, Paganizmin, Budizmin, İslamiyetin, Hriatiyanlığın bir parçası olan manastır, insanın sonsuzluğa yönelttiği optik aletlerden biridir.
... Sinagogun, caminin, pagodanın, kızılderili çadırının hem tiksindiğimiz iğrenç bir yanı, hem hayranlık duyduğumuz ulvi bir yanı vardır. Tanrı'nın insanın duvarındaki yansıması zihin için nasıl da muhteşem bir görüntü, ne sonsuz bir düştür!