Aras Ergünay

8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
Kumarbazlar okuduğum en akıcı oyunlardan biriydi. Umarım Türkiye’de sahnelenir ve izleme şansı bulurum. Gogol’dan Palto’yu da okumak istiyorum sene bitmeden.
Edebiyat
Evlenme - KumarbazlarNikolay Gogol · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20121,432 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Zamansız bir roman
10/10
·230 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
Çavdar Tarlasında Çocuklar, biraz basit va haksız bir şekilde, genellikle ergen isyanı veya gençlik kaygısı romanı olarak indirgenmiştir. Bu tür yorumlar, romandaki içsel, kırılgan ve felsefi yönleri göz ardı ederek, romanın gerçek değerini düzleştirmekten başka bir şey yapmaz. Romanın özünde, topluma karşı bir protesto ya da basit bir samimiyetsizlik kınaması değil, masumiyet, keder ve saf kalamayacak, kalması mümkün olmayan bir dünyayı kabullenmenin acı verici zorunluluğu üzerine bir düşünce yatmaktadır. Holden Caulfield'ın sahtekarlığa karşı düşmanlığı samimidir, ancak aynı zamanda sınırlıdır. Direndiği şey sadece ikiyüzlülük değil, yetişkinliğin gerektirdiği duygusal zırhtır. Büyümenin genellikle dürüstlük, kırılganlık ve ahlaki netlikten ödün vermeyi gerektirdiğinin çok iyi farkındadır ve bu farkındalıktan kaçınır. Fiziksel özgüven ve duygusal kayıtsızlıkla dolaşan Stradlater gibi figürlerin aksine, Holden'da koruyucu bir kabuk yoktur. O bir savaşçı değildir, cinsel deneyimi yoktur ve sosyal açıdan da becerikli değildir. Bu algılanan eksikliklerini alaycılık ve küçümsemeyle maskelemeye çalışır, ancak her zaman iç dünyası açıkta kalır. Onun kırılganlığı tesadüfi değildir; yüksek seviyedeki duyarlılığıyla yakından ilgilidir. Bu kırılganlık, sessiz kayıpların yaşandığı anlarda en açık şekilde ortaya çıkar. Holden'ın Phoebe için aldığı Estelle Fletcher plağını düşürüp kırdığı bölüm bunun sembolik bir örneğidir. Onun plağı kırdıktan sonra neredeyse ağlayacak hale gelmesi, nesnenin maddi hasarını aşar; kırılan, onun jestinin sembolik saflığıdır. Masum ve bozulmamış bir şey sunmak için tasarlanan plak, zaten kırık bir şekilde gelir. Holden'ın burada tuttuğu gözyaşları aşırı bir tepki değil, bir kabul: dünya, niyet ve anlam arasında kaçınılmaz olarak araya girer.
Duygu ve Düşünce
The Catcher in the RyeJ. D. Salinger · Penguin Books · 201071,2bin okunma
10/10
·90 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
Okuduğum en iyi 3 kitaptan biri, açık ve net. Angaryaları, boşa Harcanan hayatları, ellerimizden kayıp giden zamanı ve onun değerini bilmeyişimizi, umutları ve umutsuzlukları bu kadar işleyen bir kitap görmedim. Bu kitap adeta hayatın kendisi. Ne azı ne fazlası. 80 sayfada 70 yıllık insan hayatını incelemiş Çehov, koskoca hayatları küçücük sayfaları sığdırmış. Gerçekten de usta işi. İnanılmaz evrensel bir kitap gerçekten. Okuduğumda direkt Tokyo Story geldi aklıma, o da küçük bir aile üzerinden nasıl her insanın bir gün unutulacağını; ama bu unutuluşun zamanı asla durduramayacağını anlatan bir filmdi. Vanya Dayı da aynen öyle, küçük bir yalıdaki insanları anlatıyor sanabilirsiniz ama hepsi toplumu temsil ediyor; bırakın Rusya'yı tüm dünyadan insanları temsil ediyor. Dünyanın her köşesinde Sonya gibi ''ben yeterince güzel miyim'' kuşkusuna kapılan, Astrov gibi ''bu taşra beni de seni de öldürdü'' gibi çaresizliğe boğulan, Vanya gibi ''tüm hayatım ellerimden kayıp gitti, çünkü hayatımı başkası için yaşadım; kendim için değil. Ve artık kurtarmam mümkün değil'' gibi kabullenen insanlar var. Hepimiz birer Vanya'yız, birer Sonya'yız, birer Serebryakov'uz, birer Yelena'yız aslında.
Edebiyat
Vanya DayıAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201611,4bin okunma
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
Halil Cibran mükemmel bir yazar. Bu kadar kısa ve bu kadar öz kalıp hala büyük hikayeler anlatmayı ve büyük etkiler bırakmayı başarıyor. Hikayelerin çoğu 1 sayfadan kısa ama anlatmaya çalıştıkları şey çok önemli. Öyle iki saatte okunup kenara fırlatılabilecek bir kitap değil. Benim en beğendiğim öykü Eski, Çok Eski Şarap ve Irmak isimli öyküler oldu. En sevdiğim öykü diyebileceğim Eski, Çok Eski Şarap’ta şarabını kimseyle paylaşmak istemeyen birinin öyküsü anlatılıyor. Prensler geliyor, krallar geliyor, valiler geliyor; adam hiç birine layık görmüyor bu şarabı. Eninde sonunda adam vefat ediyor ve şarap da tattan tuzdan anlamayan gariban köylülere kalıyor. Onlara göre bardağa koyulan her şey şarap deniyor. Burada elindekinin değerini yaşarken bilmenin önemi aşırı hoş ve naif bir şekilde anlatılıyor. Okuduğum en iyi kitaplardan biri.
Edebiyat
GezginHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,1bin okunma
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2025 00:00
Şu ana kadar okuduğum en iyi öykü kitabı olan bu kitap zannımca Japon Edebiyatının en vurucu ve etkileyici yazarı olan Akutagawa tarafından ustalıkla ve yakınlıkla önümüze sunulmuş. Kurosawa’nın film uyarlaması zaten izlediğim en iyi filmlerden biri. Hem filmini izlemenizi hem de bu kitabı Hüseyin C. Erkin’in ustalıklı çevirisinden okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
RaşomonRyunosuke Akutagava · Can Yayınları · 20242,419 okunma