Çavdar Tarlasında Çocuklar, biraz basit va haksız bir şekilde, genellikle ergen isyanı veya gençlik kaygısı romanı olarak indirgenmiştir. Bu tür yorumlar, romandaki içsel, kırılgan ve felsefi yönleri göz ardı ederek, romanın gerçek değerini düzleştirmekten başka bir şey yapmaz. Romanın özünde, topluma karşı bir protesto ya da basit bir samimiyetsizlik kınaması değil, masumiyet, keder ve saf kalamayacak, kalması mümkün olmayan bir dünyayı kabullenmenin acı verici zorunluluğu üzerine bir düşünce yatmaktadır.
Holden Caulfield'ın sahtekarlığa karşı düşmanlığı samimidir, ancak aynı zamanda sınırlıdır. Direndiği şey sadece ikiyüzlülük değil, yetişkinliğin gerektirdiği duygusal zırhtır. Büyümenin genellikle dürüstlük, kırılganlık ve ahlaki netlikten ödün vermeyi gerektirdiğinin çok iyi farkındadır ve bu farkındalıktan kaçınır. Fiziksel özgüven ve duygusal kayıtsızlıkla dolaşan Stradlater gibi figürlerin aksine, Holden'da koruyucu bir kabuk yoktur. O bir savaşçı değildir, cinsel deneyimi yoktur ve sosyal açıdan da becerikli değildir. Bu algılanan eksikliklerini alaycılık ve küçümsemeyle maskelemeye çalışır, ancak her zaman iç dünyası açıkta kalır. Onun kırılganlığı tesadüfi değildir; yüksek seviyedeki duyarlılığıyla yakından ilgilidir.
Bu kırılganlık, sessiz kayıpların yaşandığı anlarda en açık şekilde ortaya çıkar. Holden'ın Phoebe için aldığı Estelle Fletcher plağını düşürüp kırdığı bölüm bunun sembolik bir örneğidir. Onun plağı kırdıktan sonra neredeyse ağlayacak hale gelmesi, nesnenin maddi hasarını aşar; kırılan, onun jestinin sembolik saflığıdır. Masum ve bozulmamış bir şey sunmak için tasarlanan plak, zaten kırık bir şekilde gelir. Holden'ın burada tuttuğu gözyaşları aşırı bir tepki değil, bir kabul: dünya, niyet ve anlam arasında kaçınılmaz olarak araya girer.