Ezgi Kök

“Dünya bir insanlar yığını, bir minik alevler denizidir,” derdi. Herkes kendi ışığıyla ışıldar. Hiçbir alev öbürüne benzemez. Büyük alevler vardır, küçük alevler, her renkten alev. Kimi insanların alevi öyle durağandır ki rüzgârda bile dalgalanmaz, kimi insanlarınsa havayı kıvılcıma boğan çılgın alevleri vardır. Kimi saçma alevler ne tutuşur ne de ışık serperler; kimileri de öyle bir canlılıkla yalazlanırlar ki onlara bakınca gözlerimiz kamaşır, yaklaşırsak üstümüze ateş vurmuş gibi parlarız.
Can Yayınları·Kitabı okuyor
Reklam
İnsan iletişimi, hem kafa hem de gönül zenginliği ister: Biri olmadan diğerinin etkinliği yoktur.
Sayfa 15 - Remzi Kitapevi·Kitabı okudu
Alıntı
Yola çıkınca her sabah, Bulutlara selam ver. Taşlara, kuşlara, Atlara, otlar, İnsanlara selam ver. Ne görürsen selam ver. Sonra çıkarıp cebinden aynanı Bir selam da kendine ver. Hatrın kalmasın el gün yanında Bu dünyada sen de varsın! Üleştir dostluğunu varlığa, Bir kısmı seni de sarsın.
Sayfa 11 - Remzi Kitapevi·Kitabı okudu
Alıntı
" Çünkü Nora, bazen öğrenmenin tek yolu yaşamaktır.
Sayfa 66 - Domingo Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
"İstemek," dedi ölçülü bir sesle, ilginç bir sözcüktür. Yoksunluğu anlatır. Bazen o boşluğu başka bir şeyle doldururuz ve ilk baştaki istek bütünüyle kaybolur. Belki de senin sorunun istemek değil, yoksun olmak. Belki de cidden yaşamak istediğin bir hayat var.
Sayfa 61 - Domingo Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam