Aykın Arda Dilek

Aykın Arda Dilek
@ArdaDilek
8/10
·128 syf.·
2018 8. kitabı
Tekrar tekrar okuyacağımı ilk 5 sayfadan anladım. Ölümün ardından öyküler içeriyor gözükmesi sizi yanıltmasın, yazarın/çevirmenin kurnaz üslubu sayesinde kitabın büyük bölümü yaşıyorken yaptıklarımızın yahut yapmadıklarımızın üzerine yoğunlaşıyor. Bunu da benim gibi bir kaç öykü bitirdiğinizde anlayıp en başa dönerek başka gözle yeniden okumaya başlayabiliyorsunuz. Kitabı, okuduğum ilk öykü kitabı olmasından kaynaklı olarak farklı bulduğumu düşünüyordum, keyifle ve şaşkınlıkla bitirdiğim için gönül rahatlığıyla daha önce Ve...'ye benzer hiç bir şey okumadığınızı söyleyebilirim. İster ölümden sonrasına inanın, ister inanmayın; ister her şeyin bir anlamı var mı diye merak edin, etmeyin; Eagleman yolu kitaptan geçmiş herkesin mutlaka okuması gereken bir iş çıkarmış.
Ve... Sonraki Hayattan Kırk ÖyküDavid Eagleman · Domingo Yayınevi · 2010937 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kiyoto Protokolü
Harun "Çok biliyorsun sen," deyip Gorbaçov'a doğru eğildi. Aralarında bir karışlık mesafe vardı. Biber gazını havaya sıkıp "Peki, söyle bakalım," dedi. "Endüstriyel gazlar yüzünden atmosferi bir tabaka kaplıyor, bir etki yaratıyor o. Ne etkisi?" Sessizlikte floresan cızırtısı gitgide büyüyordu. "Yaaaa… Öyle bakarsın işte. Sera etkisi, cahil it! Sera etkisi." "Valla biz bir etkisini görmedik." "Kiyoto Protokolü'nü duydun mu?" "Yok amirim! Ben Atatürk milliyetçisiyim."
Sayfa 214 - İletişim Yayınları
Hayattayken Yaptığınız Seçim
Kendinizi terk edilmiş hissetmeye, ancak bu şekilde geçen birkaç haftanın ardından başlarsınız. Yanınızda bir iki arkadaşla uçsuz bucaksız, sakin parklarda gezinirken nelerin farklı olduğunu düşünmeye koyulursunuz. Parkın boş banklarını şereflendiren yabancılar yoktur. Ördeklere yem atan ve kahkahalarıyla sizi de gülümseten aileler yoktur. Sokağa adım attığınızda hiçbir yerde kalabalıkların olmadığını, işçilerle dolup taşan binaların, uzaklardaki telaşlı kentlerin, yaşamını yitiren hastaları ve koşuşturan görevlileriyle yedi gün yirmi dört saat açık hastanelerin, evlerine gitmekte olan balık istifi yolcularıyla gecenin içine doğru uluyan trenlerin olmadığını fark edersiniz. Çok az yabancı vardır çevrenizde. Size alışılmadık gelen her şeyi düşünmeye başlarsınız. Lastik yapmak içim kauçuğun nasıl vulkanize edileceğini bilmediğinizi fark edersiniz. O fabrikalar şimdi bomboştur. Kumdan silikon çip üretmeyi, atmosfer dışına roket göndermeyi, zeytin çekirdeği çıkarmayı ya da demiryolu rayı döşemeyi hiç öğrenmemişsinizdir. Şimdi ise o endüstrilerin tümü işlemez durumdadır. Kayıp kalabalıklar sizde yalnızlık duygusu uyandırır. Tanışmış olabileceğiniz insanları düşünerek yakınmaya başlarsınız, ama kimse size kulak vermez ya da anlayış göstermez çünkü bu, hayattayken yaptığınız seçimin ta kendisidir.
Sayfa 15 - Domingo
Ve O, "Cesur olanlar büyük çehreye değil, onun yokluğuna dayanabilenlerdir," der.
Sayfa 48 - Domingo
Bizi hatırlayanların zihninde yaşadığımız için, yaşamlarımızın kontrolünü yitirir, onların olmamızı istediği kişiye dönüşürüz.
Sayfa 33 - Domingo