Örneğin, Emeviler Kur’an’ı tahrif etselerdi onları siyasi darbe ile yıkan, yıkmadan önce belli coğrafyalarda güçlü muhalefet merkezleri oluşturan, yıktıktan sonra onlar hakkında her türlü karalamayı yapan Abbasiler, muhakkak bu tahrifi yedi cihana duyururlardı. Oysa onlar, Kur’an üzerinde tek bir tartışma dahi açmamışlardır.
Yine, eğer Abbasiler Kur’an’ı tahrif etselerdi -ki onlar zaten iktidarı tüm İslam coğrafyasında ele geçirememişlerdi, Endülüs’te onlardan bağımsız bir Emevi Devleti vardı.
Emevi Devletinin,onların Kur’an’ı tahrif ettiğini ilan etmesini hangi güç engelleyebilirdi?
Onların, yedi cihanı ‘Abbasiler Kur’an’ı tahrif ettiler.” yaygarası ile doldurmaları beklenmez miydi?
İslam coğrafyasında, Hz. Muhammed’den (s.a.v.) yaklaşık 120 yıl sonra, yani Miladi olarak 750 yılından sonra tek bir devlet hâkimiyeti olmamıştır. O hâlde bu tarihten sonra tahrifin aklen imkânsız olduğu rahatça anlaşılabilir.
Abbasiler kurulduğu andan itibaren hep iki veya daha fazla devlet mevcuttur.
O hâlde Emeviler dönemine odaklanacak olursak Emeviler böyle bir tahrif yapsalardı bunu herkesten nasıl gizleyebilirlerdi?
Zaten 90 yıl süren bir saltanat süresince, kendilerine olan tüm muhalefeti gizleyebilecek derecede güçlü bir iç otorite kurabilmiş olsalardı, iç isyan ve darbe ile sonlanan ömürleri 90 yıldan ibaret olur muydu? Ayrıca onlardan öncesinde İslam dini, Endülüs’ten, Kafkaslar’a kadar yayılmış koca bir imparatorlukta temsil edilmekteydi. Emeviler,“Kur’an’ın falan ayetlerini değiştiriyoruz.” deselerdi Semerkand’da, Tunus’ta ya da Ispanya’da namaz kılan Müslümanların tamamının ellerindeki ve zihinlerindeki Kur’an’ı nasıl değiştirebilir ve tüm itirazların nakledilmesini nasıl engelleyebilirlerdi?
Uzun ama zararı yok. Bekleriz. Vaktimiz çok. Değil mi ? Turgut başını öne eğdi kızararak.“ Şu anda , sana güzel bir söz söyleyebilmek için on bin kitap okumuş olmayı isterdim” dedi.