Ardagrst

Ardagrst
@Ardgrst
Okumak iptilâdır, müptelâlara selam olsun.
11 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Yeni yerleşim ve sõmürge kaynaklarının keşfi ilerleyen dönemlerde özellikle Portekiz ve İspanyol donanmalarını karşı karşıya getirmeye başladı. Çözüm Papa IX Alexander dan geldi.1493 te dünyayı bir boylam çizgisi ile bu iki Ülke arasinda bölüştürdü. Asor Adalari'nın 370 mil batısından geçen bu çizginin doğusunda kalan ülkeler (Afrika ve Asya) Portekizlilerin, batısında kalan ülkeler de (Amerika) İSpanyolların olacaktı .
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ticaretin egemenliği ,merkantilizm ve sömürgecilik
Avrupa’nın özellikle artan nüfus ve gereksinimlerle birlikte dünyaya yayılışı hız kazanmışken, bu kez sanayi üretimiyle birlikte yoğunlaşan mal fazlalığını yeni pazarlara sunma amacı da ortaya çıkmıştır. Gutenberg'in uğraşları sayesinde Çin yazı basımına benzer bir sistemin geliştirilmesiyle matbaacılığın doğuşu, Doğu ve Müslüman dünyası ile savaş ve ticaret ilişkileri, coğrafya bilgisinin Avrupa'da yayılmasında etkili oldu. Dünyanın yuvarlak olduğuna yönelik kanıların artışı ve okyanusu geçebilecek güçteki gemilerin inşası, Avrupalılarda batıdan ya da güneydoğudan Hindistan ile Çin'e gidebilme fikrini doğurup yaydı. Bu rotayı ilk olarak Portekizliler izledi. 1487'de Bartolomeu Dias, Hint Okyanusu'na kadar gitti. On bir yıl sonra, Vasco da Gama Afrika'yı dolaşarak Hindistan'a ulaştı. Güneybatı yolundan ilerleyen Kristof Kolomb, Amerika kıtasını buldu. Kaşif Balboa, ilk olarak Panama'yı aşarak Büyük Okyanus'u gördü. İspanya hizmetinde olan Magellan da Amerika'nın güneyini dolaşarak Büyük Okyanus'a geçti, Filipinler'e ulaştı ve orada öldü. Dünyayı ilk kez dolaşma işini arkadaşları tamamladı. Portekizliler ve İspanyollar güneyden Hindistan yolunu ararken, İngilizler, Fransızlar ve Hollandalılar kuzeyden aradılar. İngilizler ile Fransızların tüm çabalarına karşın, 18. yüzyıla kadar kuzeybatı yolu keşfedilemedi. Ancak Avrupa'nın kuzeyi 17. yüzyıl başlarında tanımlanabildi. Amerika'nın, Asya'nın bir yarımadası olmadığı, ayrı bir kıta olduğu 16. yüzyıl sonlarında anlaşıldı. Avustralya’nın keşfi ise bu dönemi takip eden yüzyılda gerçekleşti. Coğrafi alanda yapılan keşiflerle Avrupa kapitalizmle de tanışmıştı. Kapitalizm kurulurken, büyük çapta sömürgeciliğe de başvurdu. Avrupalıların ticari amaçla sömürgeleştirdiği ülkelerden, yeni ticaret yollarıyla neredeyse tüm dünyanın
Sayfa 87·Kitabı okudu
Alıntı

Ardagrst

, bir kitap okudu
Puan vermedi·382 syf.·
8 günde okudu
·
2025 3. kitabı
Ahmet Hamdi Tanpınar
8.2/10 · 52,9bin okunma
İslam'da akılcılığın sonu
10 .ve 11. yüzyıllarda yaşayan Bîrûnî, 180 civarında kitap yazmıştır ve bu kitapların çoğu astronomi, fizik, tıp, matematik, coğrafya, biyoloji gibi bilim dallarına aittir. Kendisi aynı zamanda felsefeyle de ilgilenmiştir. Zaten Platon’un meşhur “Dünyayı filozoflar yönetmelidir” sözünde kastettiği filozoflar da böyle birçok alana hâkim. Bîrûnî’nin yazdığı kitapların çok azı günümüze ulaşmış olsa da (zira zamanında birçok Müslüman kütüphanesi yakılmıştır), hakkında edindiğim izlenime göre Bîrûnî muhtemelen Dünya’nın kendi ekseni etrafında döndüğünü bile keşfetmiş olabilir. Kendisi dünyanın eğikliği ve eğim açısını 23 derece 27 dakika olarak hesaplamıştır ve bu, günümüzdekî ölçümlere son derece yakın bir ölçümdür. Bîrûnî’yi bilim yapmaya sevk eden şey, Âl-i İmran suresinin 191. ayetindeki “Onlar göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler: ‘Ey Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın’ derler” sözleri olmuştur. Ben de aynı ayet sayesinde motive olup ayakta durmaya, bir şeyler üretmeye çabalıyorum. Benim de motive eden şey, bu ayette belirtilen gibi hayatın ve yaratılışın bir anlamı olduğunu düşünmemdir. 8. ve 13. yüzyıllar arasındaki dönem, Müslümanların patır patır Bîrûnî yetiştirdikleri yıllardır. Bu yaklaşık 500 yıllık döneme “İslam’ın Altın Çağı” (Islamic Golden Age) denir. Müslümanlar, bu yıllarda bilim ve ilimde dünyanın geri kalanına fark atmıştır. Yanı, bugünden örnek vereyim diye düşünüyorum, bugünün Japonya’sı da desem, NASA’sı da desem eksik kalacak. Belki Müslümanların dünyanın geri kalanına attığı farkı, bugünkü Güney Kore’nin Kuzey Kore’ye attığı farka benzetebiliriz. O Haçlı Seferleri boş yere yapılmadı, birbirleriyle sürekli kavga halinde olan Hristiyan kontlar, dükler, prensler durduk yere bir birlik olmadı. Müslümanlar sadece eski Yunan

Ardagrst

, bir kitap okudu
7/10
·328 syf.·
2025 2. kitabı
Cemre Demirel
8.8/10 · 801 okunma