Bir insanı öldürmek, asla bir öğretiyi savunmak demek değildir: Bir insanı öldürmek demektir.
Cenevreliler, Serveto’yu idam ederken bir öğretiyi savunmadılar, bir insanı kurban ettiler; lakin insan, inancına olan sadakatini bir başka insanı yakarak değil, aksine, inancı uğruna yakılmayı göze alarak açıklamış olur.
Hâl bilmeze yoldaş olmak, yola zulüm değil mi?
Cevr eyleyip gönül kırmak, dile zulüm değil mi?
Ömründe bir defa bile gül koklamamışların,
Bahçıvana saldırması, güle zulüm değil mi?
Felsefe bize şunu söyler: Hata, niyet unsuruyla bütünleştiğinde artık yalnızca bir yanlış olmaktan çıkar; bilinçli bir iradi tercih ve ahlaki sorumluluk çerçevesinde değerlendirilmesi gereken bir eylem halini alır.
Bu eylem ise insanın kim olduğunu, hatta kim olmayı seçtiğini ele verir.
Aristoteles’e göre tam bu noktada masumiyet iddiası sona erer.
Maya Angelou'nun da söylediği gibi;
"İnsanlar size kim olduklarını gösterdiklerinde, onlara ilk seferde inanın.."