S

Çıkış Yok'tan Octavio Paz'a: Araftaki Paradoks
Puan vermedi
Sartre'ın çıkış yok adlı oyununun meşhur repliği: “L’enfer, c’est les autres.” “Cehennem başkalarıdır." İnsan, kendini çoğu zaman başkalarının gözünden tanımlar, <bazen bir özne olmaktan çıkıp bir nesneye dönüşür> başkasının yargısı, beklentisi ve bakışı, benliğin etrafına görünmez duvarlar örer. Bu yüzden ilişki, yalnızca bir temas değil, aynı zamanda bir sınır deneyimidir ki kişiyi bazen sıkıştırır ve bu sosyal ilişki bazen özgürlüğü daraltan bir “cehennem” gibi hissedilir. Öyledir. Belki de mesele “başkası” değil, başkasının bizi nasıl gördüğüdür. Çünkü aynı bakış, hem kurucu hem yıkıcı olabilir. Bu noktada paradoks kaçınılmazdır: Cehennem başkalarıysa, cennet de başkalarıdır. Hayat, başkalarıyla kurduğumuz ilişkilerin içinde şekillenir; iyi ya da kötü diye adlandırdığımız her şey, bu temasın içinden doğar. İnsan, ilişkilerden bağımsız bir varlık değildir; onlarla birlikte biçim alır. Octavio Paz ise "ben'i" bambaşka bir yerden okur, bir şiirinde: Biziz ötekiler, ben kendimden başka biriyim, davranışlarım bana daha çok benziyor başkaları gibi davranırken, kendim olmak için başka biri olmalıyım, bırak kendini, başkalarında ara kimliğini, başkaları da yok eğer ben yoksam, başkalarıdır veren bana varlığımı, ben kendim değilim, ben diye bir şey yok, hep biz varız, yaşam başka biridir, cennet başka biridir, senin ve benim ötemde.
İnceleme
Gizli OturumJean-Paul Sartre · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1950585 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tabağınızı Kapın:Pesimist Pierogi ve Felsefenin Damak Tadı
Puan vermedi·222 syf.·
2026 2. kitabı
“İmdat! Schopenhauer, Nietzsche, Kant, Yetiş ya Platon, sevgili Hegel! Herkesi herkesleştirmeye, çalışıyorlar.” Yaşam gibi değişken,kırılgan,çoğu zaman grift ve çok katmanlı bir olguyu; sabit, monolitik,tek boyutlu bir temaya indirgeyen popüler ve klişe kişisel gelişim metinlerinden illallah eden okurlar için kurtarıcı niteliğinde bir eser. Yaşasın geleneksel felsefe kanonları, kahrolsun çağdaş düşünce literatürü !? Düşünmeyi ve düşünceyi kapalı tematik bir yapı ile kavramsal çerçeveye hapseden,piyasa odaklı,normatif ve reçeteci yaşam rehberlerinin, araçsallaştırılmış pragmatik mutluluk anlatılarının karanlığından tanıdık bir el bize uzanıyor. <3 Schopenhauer: "Ah benim pesimist Pierogim" Acı dolu ama leziz felsefi bir tatsın. (burada okur; yazarın memleketine "Polonya mutfağına" ve "karanlık felsefesine" gönderme yapıyor) Kesin yargılardan bilinçli olarak kaçınan aforizmaları, çoğu zaman bir sonuca varmak yerine bizi düşünsel bir eşiğe çekip orada bırakıyor. Bu yaklaşımıyla, bilgelik fikrini tamamlanmış bir hâl değil, süreklilik gösteren bir sorgulama biçimi olarak,normatif tanımlar üzerinden değil, deneyim, sezgi ve düşünsel yoğunluk üzerinden ele alıyor. İçeriğinin merkezinde insan deneyiminin farklı ve çoğu zaman çelişkili yönleriyle,zaman, belirsizlik, seçim, acı, umut ve anlam arayışı gibi temel varoluşsal meseleler yer alıyor. Yazar yaşam bilgeliğinin öğretilebilir olmasından çok, tartışılabilir bir alan olduğunu ima ediyor. Bize balık tutmayı öğretmiyor, oltayı kırdırıyor. Bizler, kendi benzersiz (zihin) mutfağımızın biricik aşçılarıyız. Hepimizin damak tadı da, tarifleri de eşsiz; öyleyse herkese afiyet olsun, zira bu kitap, zihninizin damağında hoş bir tat bırakacak..
Felsefe
Yaşam Bilgeliği Üzerine AforizmalarArthur Schopenhauer · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20259,3bin okunma
Zerdüşt’ün İzinde : “Satır Arası Üstinsan"
Puan vermedi·335 syf.·
2025 46. kitabı
“İnsan, aşılması gereken bir varlıktır. Onu aşmak için siz ne yaptınız?” ... Hani bazı kitapların son satırından başınızı kaldırdığınız an, fark edersiniz; dünya aynı dünya. Fakat siz değiştiniz, içinizde bir şeylerin yeri değişti ve dünyaya aynı bakamaz, aynı göremez oldunuz. Böyle Söyledi Zerdüşt'de insanın zihnini altüst eden o nadir kitaplardan biri. Felsefi derinliğiyle insanı içine çeken bu kitap, edebi olarak da şaşırtıcı derecede şiirsel. Bazen alaycı, bazen isyankâr, bazen de bilge bir ihtiyar gibi konuşuyor. Ama ortak noktası şu: Her satırı düşünmeye zorluyor. Üstinsan fikri, güç istenci, ebedi dönüş… Ve esas soruyla bizi baş başa bırakıyor: “Gerçekten,kimsin sen?"
1000Kitap
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,6bin okunma
“Asırlar Önce Açılan Kapıdan Sızan Ses: Montaigne"
Puan vermedi·314 syf.·
2025 39. kitabı
Montaigne, sanki elimizden tutup bir mum veriyor bize; “Al,” diyor, “kendi zihninin en karanlık odalarında cesurca dolaş.” Her sayfada bir düşüncenin kıyısına bağdaş kuruyoruz onunla,suya taş atarak kendimize bazı soruları yeniden sorduruyor,alışkanlıklarımızı, korkularımızı, geçiciliğimizi ve en çok da kendimize bile itiraf edemediklerimizi. Hiçbir iddiası yok gibi görünen bu metinler, aslında insan olmanın ağırlığını hafifleten cinsten. Benim ise asıl merak ettiğim; Nasıl oldu da yüzyıllar önce yaşamış birinin sayfalarında kendimi baştan sona okudum?
1000Kitap
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,7bin okunma
“Doğa, Anlam ve İnsan Üzerine Düşünceler”
Puan vermedi·56 syf.·
2025 40. kitabı
Konuşurken bir zambağa siz diyen, göğüs kafesinde kuş besleyenler için... Kitap ilk bakışta yalın ama okudukça iç katmanları derinlikli bir anlatı kurarak insanın hem yeryüzüne bağlılığını hem de içsel özgürlük arzusunu aynı potada eritir ve felsefi bir nefes taşır: Varlığın ağırlığını, anlamın kırılganlığını ve insanın kendini aşma çabasını sorgular ve sorgulatır. İçimizdeki “zambağa” ve “kuşa” kulak vermeye davet eder. Okuyucusunun ellerinin zambak kokutup, içinde bir yerlerde kanat çırpma seslerini duyurur.
1000Kitap
Kırdaki Zambak ve Gökteki KuşSoren Kierkegaard · Pinhan Yayıncılık · 2022586 okunma