Arvas

Arvas
@Argosyan
İstanbul
istanbul, 27 Ekim
14 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
Mazot.
yürü yangınların üstüne, kendi alevini de getir çarpıntısız dakikası olur mu devrimcinin ki ölüm her yerde uyanıktır alestadır korkunun yardakçıları tez kızaran güllerden kendini sakın sevgiler ürkütsün seni, aşk ayrı- Aşktır diye geri geldin o çekiç seslerine bıraktın vazgeçilmez ırmakları gönlüne kar yağdırıyorsa çocuk sesleri yetsin dikkat et hiçbir şey ıslatmasın namluları.
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çağdaş Bir Ürperti
Demek ki benim sivil, dayanılmaz bir yüreğim vardır demek ki başka bir kasabada koyup gitmek dudaklarımı ürkekliğimi başka bir denize dökmek kolaydır. Bir kahkaha soğutur yüzlerini uzakta silah tutan sivillerin. Çığlıklarının kuraklığı duyulur taşraların kuşlu yastıklarında ağlayan çarşaf bağlayan kızların. Zedelenmiş ıtır kokuları duyulur ve kana karışan kaynar vakti gecenin ve polisin ve bezzazların vakti ve tomurcuklanan bir yerimin demek ki benim haylaz ve militan bir yüreğim...
Edebiyat
Akdeniz'in Ufka Doğru Mora Çalan Mavisi
beni artık kimseler arayıp da bulmasın  beyaz harmanilerin göklere açık sofrasında  yıktığım saltanatın dizinde inlediğim  aşkın en tabanında yattığım anlaşılmasın  çünkü ben çok gizli bir yanlışın  dehşetengiz yeteneğini ölçmek için  yepyeni bir hata için iniyorum akdeniz'e  meryemoğlu sanıp ben zavallı ademi  çarmıha çaktılar orda çok zaman önce.  çok zaman önceydi ki otobüsler  mermer sütunlu şehirlerden sahil çardaklarına  nice yılgın havarilerle gidip geldi.  hepimiz, yani taflan çiğnemekle güzelleşen çocuklar  havariler karşısında harami  gövdesinde hayvan kabarınca mecalsiz  kutlu bir tan çıkarmayı denedik  kayser makinasından  anneler  sevecen gözyaşlarıyla korurdular bizi. 
Edebiyat
Üç Frenk Havası
işte öldüm, işte son kadife çiçekleri son defneler, badıranlarla kefenlediler beni bütün kaçaklar için inci bir melhem oldu benim ölümüm bütün hoşnutsuzlar yanlarında saklayacak benim ölümümden yayınlan kırpıntıları boğaz tokluğuna çalışanlar özenle kilitleyecek göğüslerine benim ölmüş olmamı hiç bir yaprak damarından hiçbir su özünden atamayacak beni ortaya benim ölümüm sürülecek pey akçesi olarak tanrıların ölümünü bir üstlenen çıkınca ama neler olup bittiğini hiç bir ayetten hiçbir vakit anlamayacak şehrin insanı şehrin insanı, şehrin insanı, şehrin pahalı zevklerin insanı, ucuz cesaretlerin...
Edebiyat
"kendini öldürmek, içindekini söylemektir. yaşamın bizi aştığını ya da yaşamı anlamadığımızı söylemek."
1000Kitap