Kökleri insanlığın ilk dönemlerine kadar uzanan eşcinsellik, özellikle kutsal kitaplarda; cinsel sapmalar, ateist inanışlar, kutsallara karşı işlenen suçlar, toplumsal kurallara isyan, günah işlemeyi sıradanlaştıran tavırlar, lanetlenen topluluklar bağlamında kodlanmıştır. Bu algı modern toplumda da büyük ölçüde devam etmektedir. Bu nedenle çoğu zaman gizli, kapalı ve büyük metropollerin belirli bölgelerinde, dar bir yapı içerisinde yaşamaya çalışan bu topluluklar, doğal olarak kendi aralarında bir kültür, jargon ve üslupta oluştururlar.