Hiçbir şeyde aşırıya kaçılmamalıdır! Hiçbir şey tek taraflı olmamalı ve tek gözle değerlendirilmemelidir. Her şeyde orta yol izlenmelidir. Her şey zamanında ve yerinde yapılmalıdır.
Ülkede ise kültür işçileri yoktu. Milletin düşüncesi uyuyor, cehalet gün geçtikçe çoğalıyordu. Bu yüzden saygısızlık ve yoksulluk da artıyor, devletin gücü azalıyor,ahlak, fikir ve ticaret hayatı iflas etme tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyordu. Milleti uyandırmakla görevli olanlar ve az çok bir şey öğrenmiş kişiler ise gelin görün, neyle meşguldüler? Onlar hayal ürünü romanlar okuyarak zevkten dört köşe oluyorlardı.
Aydın olmak, modaya uygun elbise ve ayakkabı giymek, kolalı gömlek giyinmek demek değildir. Aydın kesim milletin beyni durumundadır. Millet sizi yüksek bir gelir elde edesiniz ve geceleri kahvehanelerde iskambil veya domino masasının başına geçip eğlenesiniz diye okutmamıştır. Böyle olanlar gerçek aydın olamazlar. Onlar aydınların küflenmişidirler.
Millete hayatın değerini bilmeyi ve muhafaza etmesini öğretiniz. Milllete nasıl çalışmaları gerektiğini öğretiniz. Ucuz ve mütevazı olmakla birlikte daha iyi evlerin nasıl yapılacağını gösteriniz.
Milleti her işi zamanında yapmaya, disiplinli ve düzenli çalışmaya alıştırınız. Kendinin ve başkalarının haklarına saygılı olmayı öğretiniz.
Bütün bu işlerde millete bizzat kendiniz örnek olunuz.
Unutmayınız ki, milletin cehaleti, kabalığı, sarhoşluğu, hastalıkları, perişanlığı... bütün bunların hepsi sizin kendi utancınız ve suçunuzdur.
Ah ne kadar da şifa bir kitap. Kafamdaki sorularıma verilmiş cevaplar. Okuduğunuzda bir enerji hissedeceksiniz. Gönülden gönüle köprü var ve bu köprü acaba nereye kadar gidecek?
Ey sevgili dini kitap okuyucuları, lütfen bu kitabı okuyun ve kitabın kıymetini bilin. Ve kitabın yazarları gönülden bir teşekkür sizlere...