Ümit G.

Ümit G.
@Arifoglu
"Yeryüzünün öğretmeni olmak için,gökyüzünün öğrencisi olmak gerekir." Aliya
1/10
·166 syf.··
2017 38. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2017 03:38
SEVMEDİM. Söze neden 10 üzerinden 1 puanı uygun gördüğümle başlamak, sanırım en iyisi olacak. Bu puan, yazarın tabi ki yeteneğine değil, çünkü bu zaten komik olur. Bu puan, bu kitabın bana ne kadar hitap ettiğine verildi, yani hiç ETMEDİ. Beni rahatsız eden hususları sonlara doğru değinmek üzere bir kenara itip, kalan konularla ilgili birkaç kelam edeyim. Toptaş betimleme ve aktarma konusunda çok başarılı bir yazar. Eğer yanılmıyorsam bu ilk kitabı ve hiç de ilk kitap gibi değil. Cümleleri oldukça usta kurulmuştu. Bazı yazarlar, betimleme konusunda kalemi o kadar abartılı kullanıyor ki, anlatmak istediklerini zihinde canlandırmak bu abartıdan dolayı imkansızlaşıyor. Aşırı ayrıntılar canlandırılan sahneyle uymuyor, tam ‘’evet sanırım şöyle’’ derken tekrar bir tasvir yapılıyor, ‘’hobaaa o zaman şurası şöyle değil burası böyle değil’’ derken pat! sahneden çıkıyoruz. Fakat Toptaş’ın kalemi en azından bu kitap için böyle değil. Kalemle çizer gibi sözcüklerden resim yapıyor, hem de üç boyutlu. Duyguyu aktarma konusunda da betimleme ile aynı yetenek söz konusu. Endişeyi, yılgınlığı, karamsarlığı, merakı her şeyi hissettiriyor. Bedran karakteri taksiye mi bindi, bir anda köyünü mü düşünmeye başladı, hoop köydeyiz. Köye gittik, sabah oldu, zorla uyandığı sahne, o an uykunuz yok fakat o uyanmayı size yaşatıyor. Babadan korktu, ellerini gördü, kaçmak istedi, uzaklaşmak istedi ama kaçamadı derken evine geldi yatakta, birden hoop öğrenci evine gidiyoruz, öğrenci evinden sevgilisinin evine derken, ordan oraya gide gele gide gele yolculuğu beleşe getiriyorsunuz. Aktarma ve anlatma konusunda bu kadar yetenekli bir yazarla yıldızımızın barışmadığı nokta nedir? Ben Bedran deneni sevmedim. Özellikle rahatsız olduğum sapıksı şeyleri dışında, karakter çok sıkıcıydı. Sürekli bir arabesk
1000Kitap
Sonsuzluğa NoktaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 20171,945 okunma
Ümit G.
Bende bir inceleme yazacaktim fakat kubra hanim gereken herşeyi yazmış sağolsun
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Öyle bir mahkemeye çıkacağız ki, hakimin kendisi şahit. "
Ümit G.
Söz kimin
Başlığı Okuyan Bulsun.
Gülümseyerek uyandığı bir günün sonlarına doğru; insan bazen apansızın yorulur, başı omuzlarına ağır gelir bir an'lık düşünceden ve göz kapaklarına kirpikleri bulutları daima uçlarında taşımaktan... Ferah Atış
Ümit G.
"D vitamini eksikliği"
Felsefe Konuşmaları(Sadettin Elibol)
Doç.Dr.Hayrani Altıntaş Hoca ile olan soru-cevaptan bir kısım... " Halbuki insan ne kadar maddeye sığınırsa sığınsın, düşünce manevi alanlardan uzaklaşamayacaktır. Manevi veya mücerret bir yön onu daima meşgul edecektir. Metafiziğin boş bir uğraşı, faydasız bir meşguliyet olduğunu savunanlar gene bizzat madde ile uğraşanlar tarafından mağlup edilmektedir. Modern fizikçiler nötron ve proton zerreciklerinde mevcut enerjiyi izah ederken manevi bir kaynakla açıklama yapmak mecburiyetini itiraf ediyor. Pragmatist ve pozitivist zihniyet metafizik açıklamaları kabul etmemek suretiyle hakikati dile getirmiyorlar fakat başlarını kuma gömüyorlar. Ateizm ve materyalizm artık iflas etti. Bir kısır döngü içerisinde dillerine pelesenk ettikleri maddenin her şey olduğu hükmünü tekrar edip duruyorlar. Bu ifade gerçekten düşünen akılları ve pek tabii ruhları tatmin etmiyor."
Ümit G.
bende kitabı okumuştum kıyıda köşede kalmış eski fakat çok güzel bir felsefe söyleşi kitabı
1/10
·205 syf.··
2017 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2017 16:11
Yazarımız ortaokul ve liseyi Robert Kolejinde okumuş. Sonrasında lisans eğitimi için basmış Amerika’ya gitmiş orada da İşletme falan okumuş… Anlayacağınız ailesi, yazarımızın eğitimi için baya bir para saçmış. Haliyle biz fakirler bilmeyiz ama muhtemelen para çok olunca bizim oğlanı birde meslek sahibi falan yapalım demişler. Üstelik oğlanın yazım konusunda hiçbir yeteneği olmamasına karşın onu, yazar olabileceğine inandırmışlar ve yazarlığa yönlendirmişler. Sanırsın ki çocuk liseyi bitirdi sınavdan güzel bir puan aldı ve uygun bir meslek arıyorlar… Yahu yazarlık böyle itelemeyle olacak iş mi? Ulan Martin Eden’i de mi okumadın. - Neyse yarım kalmasın ünlü yazarımızın hayatı! – İşte bu geleceğin yazarı olacak arkadaş, 2002 yılından 2010 yılına kadar tüm zamanını roman yazarlığına adamış. Ayırır tabi! Bende olsam aynını yapardım ne de olsa para kazanma derdi yok. Bu dert olmadığı gibi sağda solda ciğeri beş para etmeyecek insanlardan iş isteme gibi sorunları ise hiç yok. Gel zaman git zaman yazarımız için en nihayetinde hayalini gerçekleştirme fırsatı doğmuş ve yazarımız, bu güzide kitabını 2010 yılında yayımlamış. Kayıp Gül! Kitap yayımlanmış ve zaten aileden torpilli yazarımıza ciddi de bir para kazandırmış. Sonrasında 36 dile çevrilmiş ve 40’ı aşkın ülkede de satışa sunulmuş… 36 dile çevrilecek kadar iyi bir kitap mı? Bilmiyorum belki iyidir belki de ben anlayamadım olabilir yani ancak parası olan bir yazar için kitabının 36 dile çevrilmesi zannediyorum ki hiçte zor olmasa gerek… Sistem öyle bir sistem ki zengin daha çok zengin olurken, fakir daha çok fakir oluyor. Gene nerden geldik şu sisteme. Eskiden sadece futbol sistemlerini bilirdim. Şimdiki sistemler canımı sıkıyor. Geçenlerde arkadaşımın sistemle alakalı verdiği bir örnek çok daha canımı sıktı. Paylaşayım
Eğitim
Kayıp GülSerdar Özkan · Timaş Yayınları · 201214,3bin okunma
Ümit G.
Ben bu kitabi ilk çıktığı zamanlarda internette köpürtme furyasina kanarak alıp okudum, ve bu ne ya ne biçim kitap bu be dedim hatta kitabın sonu kitabin ortalarina gelmeden tahmin ediliyordu hatırladığım kadariyla. Ve tum samimiyetimle söylüyorum suan kitapla ilgili hicbirsey hatirlamiyorum hemde hicbirsey anlayin yani nasıl derin izler bırakmış bende, sizde üstünden beş sene gecsin unutur gidersiniz takmayın :)