Heyecanla bekleyip yayımlandığı ilk hafta okuma fırsatına eriştim ve nasıl iyi geldi bana. Ağlayarak, gülümseyerek, hissederek geçirdiğim birkaç saat oldu kitabı okurken. Okurken duruyorum, düşünüyorum, üzerine konuşuyorum kendimle. Her kitabında aynı hissi taşıyorum; ben yazsam böyle yazardım, ancak böyle anlatabilirdim diyorum. O kadar tanıdık, o kadar insani ve bir o kadar da doğal her şey. Dili hiç yormuyor, akıyor gidiyor. Küçük Yuvarlak Taşlar, üç öyküden oluşuyor ve bu üç öykü birbiriyle ilintili. Ben yine çok beğendim Kesmez'in ürettiklerini, daha niceleri olsun diyorum. İyi okumalar diliyorum.
Onu sevmiştim, çok, bir insan bir başkasını bu dünyada böyle nadir severdi. Sana iyi gelmeyeni nasıl seversin? Sokakta mı buldun kendini? Bu, nasıl bir inattı böyle?
Çocuklar sağlam bir zemin arıyordu büyümek için. Dünyanın tekinsiz halleri karşısında yanlarında durunca kendilerini emin ellerde hissettikleri birini. Onları bırakmayacak, onlara "Merak etme, ben buradayım" diyecek biri. Gönülsüz ebeveynlik bir çocuğun başına gelebilecek en fena şeydi.