Bu kitap bana şunu hissettirdi: İnsan bazen en çok sevdiği yerde bile yalnız kalabiliyor. Livaneli, bir adamın iç dünyası üzerinden aslında hepimizin içindeki o sessiz boşluğu anlatıyor. Aşkın karşılık bulmadığında nasıl bir yük olduğunu, insanın anlaşılmadıkça nasıl içine kapandığını çok sade ama derin bir şekilde hissettiriyor. Kedi ise bu hikâyede belki de en saf bağı temsil ediyor; yargısız, beklentisiz bir sevgi. Kitap bittiğinde geriye şu duygu kalıyor: Herkes birini sever, ama herkes anlaşılmaz.
Bu kitap, sadece bir şiir kitabı değil;
acı çeken bir insanın, bir halkın ve bir dönemin sesidir. Eğer duygusal olarak yoğun, içe işleyen ve düşündüren bir eser arıyorsan, bu kitap tam olarak "O"