Labirent: Ölümcül KaçışJay Asher
Konusu:
Thomas bir asansör uyandığında hatırlayabildiği tek şey ismidir. Ailesini, evini veya oraya nasıl geldiğini anımsamaktadır. Zihni bomboştur. Asansörün kapıları açıldığında Thomas kendini Kayran isimli devasa taş duvarlarla çevrili geniş bir alanda ve burada yaşayan çocukların arasında bulur. Tıpkı Thomas gibi kayranlıklarda oraya neden ve nasıl geldiklerini bilmemektedir. Tek bildikleri çevrelerini saran labirente çıkan taş kalıpların her sabah açılıp her akşam kapandığı ve her otuz günde bulabileceğini söylemektedir. Ama bunun için zihninin derinlerinde yatan sırları açığa çıkararak labirentin gizemini çözmesi gerekecektir.
Yorum:
Öncelikle kitap harikaydı tek kelime ile, bu kitabın içinde ne ararsanız bulursunuz; fantastik öğeler, bilim kurgu, distopya, macera, arkadaşlık ilişkileri ve post apocalyptic ( kıyamet sonrası dünya). Kitap çok güze işlenmiş öyle ki her bölümün sonu dorukta bitiyor resmen ve bir sonraki bölüme geçmek için hemen sayfayı çevirmek isteyeceksiniz. Asla bir şeyden emin olamazsınız bu kitapta, sürekli şaşırtacak sizi. ilk birkaç bölümde durumumuz aynı Thomas gibi, hiç bir şeyi anlamıyorsunuz ve tıpkı Thomas'ın iki de bir soru sorması gibi siz de sürekli bir şeyleri merak edip sormak isteyeceksiniz , çünkü yazar yavaş yavaş sizi evrenin içine girmenizi sağlıyor. Ters köşelerle dolu bir kitap. Favorilerime eklendi bu seri şimdiden. Bu kitap kesinlikle okunmalı.
Dördüncü KanatRebecca Yarros
Kitap konusu:
Kitaplar Ve tarih arasında sakin bir hayat süren yirmi yaşındaki Voilet Sorreangail'in kâtipler bölüğü'ne girmesi beklenmektedir. Ancak general -aynı zamanda pençe kadar sert olarak bilinen annesi- onun Navarre'ın seçkinlerinden biri, yani bir ejderha binicisi olması için yüzlerce adayın arasına katılmasını emreder. Fakat herkesten ufak ve narin olduğunuzda ölmek an meselesidir... Çünkü ejderhalar "kırılgan" insanlarla bağ kurmazlar. Onları küle çevirirler. Bağ kurmak isteyen ejderhaların sayısı adayların sayısından az olduğu için çoğu aday başarı şansını artırmak adına Voilet'i öldürmeye hazırdır. Kalanlarsa onu sırf annesinin kızı olduğu için Voilet, bir sonraki doğumunu görmek için bile zekasının her zerresini kullanmak zorundadır. Öte yandan her geçen gün dışarıdaki savaş daha ölümcül bir hâl almakta, krallığın koruma bölgeleri tek tek yıkılmakta ve ölü sayısı artmaktadır. Daha da kötüsü, Voilet önderlerinin korkunç bir sır sakladıklarından şüphelenmektedir. Arkadaşlar, düşmanlar, sevgililer... Basgiath Savaş Akademisi'ndeki herkesin sakladığı bir şeyler vardır çünkü bu akademiye bir kez girdiniz mi sadece iki şekilde çıkabilirsiniz: mezun olarak ya da ölerek.
Yorum:
Her şeyden önce kitap tek kelimeyle efsaneydi. Serinin ikinci kitabını okumak için sabırsızlanıyorum. Voilet okula girmek için ilk ölümcül tehlikesini arlattıktan sonra olaylar başlıyor. Birçok kişi ona nefretle bakıyor ve onu öldürmek isteği ile yanıp tutuşuyorlar. Fakat Voilet yavaş yavaş arkadaş edinir, derslere gider gelir ve birkaç sayfa ilerliyor kitap ondan sonra ilk gerçek sınavının zamanı geliyor, tabi bu sınavdan önce Voilet'in yavaş yavaş karakter değişimini ve güçlendiğini okuyoruz aldığı antrenmanlardan sonra. Ardından zaman geliyor ki bir ejderha
Jay AsherÖlmek İçin On Üç Sebep
Kitabın konusu:
Hannah Baker ölmeden önce birkaç kaset doldurmuştu. İntiharının nedeni olarak gördüğü kişilerin adları bu kasetlerde gizliydi.
Clay Jansen, Hannah'nın doldurduğu kasetlerde ilgili hiçbir şeye karışmak istemiyordu. Hannah ölmüştü. Sırları da onunla birlikte gömülmeliydi.
Ancak Hannah'nın sesi, Clay'e kasetlerde onun da adının geçtiğini söyledi. Clay gece boyunca kasetleri dinledi.
... Öğrendiği şey, hayatını sonsuza dek değiştirecekti.
Yorum:
Şu an bu yorumu yazarken " The Night We Met" şarkısını dinliyorum, kitabın uyarlandığı nitflix dizisinin şarkısı. Öncelikle kitap hem işleyiş açısından hem de hikaye açısından güzeldi. Kitapta Clay karakterimiz Hannah'nın kasetlerini dinleyerek ilerliyordu fakat kitabı sanki Clay anlatıyormuş gibi hissediyorsunuz bir taraftan da. Ve kitapla birlikte yeni bir farkındalık yaşıyorsunuz, o da yaptığımız, konuştuğumuz şeyler ve sergilediğimiz davranışlar her ne kadar kendi açımızdan küçük olsa da karşımızdaki insanda derin yaralar açabiliyor. Ve siz asla farkında bile olmazsınız bunu, ki üst üste birikimce bir kar tanesi misali büyür ve çığ olmuş ve o insanın üstüne çökmüş. Diğer yaşayacağınız farkındalık ise, sizin cesaretiniz yoksa bir şeyi yapmaya ne olursa olsun kendinizi zorlayın, zorlayın ki sonradan pişman olmayın. Bunu kitapla birlikte öğreneceksiniz.
"Geleceği stop tuşu ile durduramazsın. Geçmişi geri saramazsınız. Sırrı öğrenmenin tek yolu... Play'e basmak."