Bence hayal kırıklığı endişeden daha kötü bir duygu.Hayal kırıklığına uğramak eğlence parkındaki bir oyuncağa binmek için boşu boşuna sıraya girmeye benziyor.Herkes sana oyuncağın harika olduğunu söyleyip durduğu için sıraya girip iki saat bekliyorsun.Sıran geldiğinde her şeyin daha sen ne olduğunu anlamadan hemen olup bittiğini fark ediyorsun ve “Ne yani hepsi bu kadar mıydı?”diyorsun.
…parmaklarımı Athena’nın dut kırmızısına boyanmış dudakları arasından ağzına sokup yüzünü cart diye yırtasım geliyor,derisini portakal soyar gibi vücudundan tertemiz soyup kendime geçirmek gibi acayip bir isteğe kapılıyorum.