Arşinur

ne garip sen varmışsın gibi davranıyorum
Sayfa 164 - Ay Vakti Kitap
Reklam
eski olanı seçtim hep ben eski olanı yakın buldum kendime incinmiş olanda bir derinlik, kırılmışta bir incelik sezdim hep bu yüzden hüznü hoş saydım, hoş baktım kedere hep garib kalmayı insanlar arasında, garîpsenmeyi çokça, garîplerle anılmayı sevdim sevdim ben aksayarak yürümeyi, belimi bükmeyi, boynumu eğmeyi sesimi kesmeyi, bakışlarımı yerde gezdirmeyi, hiç görülmemeyi, bilinmemeyi gülümsemekle yetinip,gözyaşımla yıkamayı gecelerimi ve dertlerimi sevebilmeyi sevdim taşıyamam sandığımı “verilmezdi” diyerek bir adım daha götürebilmeyi …
Sayfa 159 - Ay Vakti Kitap
Şiir
az mı sevildim, çok mu yitirdim nedir ilmî gerçekleri aşk bağımlılığımın ve bendeki bu eksiklik hissinin tanımlayanı konumundaki duyarlılığın bana ödettikleri, bana söyletemedikleri bir çeşit nirân, viran, hüsrân ve nâlân bu gezinmelerim var ya benim, ey! pınarlı hülyâm sende bulduğumu saklayacak bir hoş makâm tutamayışımdan
Sayfa 156 - Ay Vakti Kitap
sen’den kaçıyorken böyle plansız göçmelerimde herkese ve her şeye yabancılaştığım doğru sana rastlarım korkusuyla kendime karanlık giydirmekten vazgeçemediğim doğru sancılarımdan sıyrılmak dileğiyle, dualar eşliğinde bitkisel kürlere iltifat ettiğim doğru doğru; uyanmak bilmeyişim, yeniden dirilemeyişim, hezeyana kayıp gitmelerim doğru; başladığım yere dönemediğim, düzelemediğim, kendimle helalleşemediğim ve doğru; dedemin düşlerime sıkça gelmesini istemediğim… Şirâze, her günüm ayrı tatta diye hiç rahat değilim üstelik sen’in ben’i istemediğin yerde, “gelme” diye beklemedeyim
Sayfa 147 - Ay Vakti Kitap
mâveraya dönüp yüzümü atlıların yakıp geçtiği şehirlere dayanıyorum bedbin aventürle yok işim, süveydamdır beni böyle zaman üstü gezdiren yüreğimde o asırlık zincir; hem şerir, hem müstemir soğuk Şirâze iliklerime işlenir ne diyeyim ey sen! benim için şem de bir, zulmet de bir
Sayfa 146 - Ay Vakti Kitap
Reklam