Oblomov önünde diz çökerek, sordu:
—Gözyaşlarınızı durdurmak için ne yapayım, söyleyeyin; emredin, her şeyi yapmaya hazırım... — Beni ağlatmak elinizdeydi, ama gözyaşlarımı durdurmak artık elinizde değil... O kadar güçlü değilsiniz. Bırakın beni!
Sayfa 314 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları XXXII. Basım
Aşk bir ruh kangreni; o kadar çabuk ilerliyor ki. Daha şimdiden ne haldeyim. Zamanı saatlerle, dakikalarla değil, güneşin doğup batmasıyla değil, sizinle ölçüyorum: 'Onu gördüm, görmedim, göreceğim, görmeyeceğim, gelecek, gelmeyecek...'
Sayfa 310 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları XXXII. Basım
Gözleriniz benimle konuşuyor sanki; kelimelere ihtiyacım yok, her şeyi yüzünüzden anlıyorum; ama sizden ayrılır ayrılmaz, içimde öyle kuşkular, öyle sorular uyanıyor ki tekrar yüzünüze bakmak, inancımı tekrar bulmak için yanınıza koşmak istiyorum. Neden böyle oluyor?
Sayfa 299 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları XXXII. Basım