Artemis

Artemis
@Artemis55
Din ile Bilim aynı hikayeyi anlatmaya çalışan farklı dillerdir.
Enes neden intihar etti, katili kim? Kimden intikam almak ve kimi korumak istedi?
Enes, üç gün sonra unutulup gidecek olsa da yaşamının elinden nasıl alındığını ve yok oluşuna giden yolu anlatıyordu videosunda; Enes milyonlarca gencin hedefleyip de ulaşamadığı yere ulaşmış, yani Tıp Fakültesini kazanmıştı, ülkemiz şartlarına göre zirvede. Buna rağmen gelecek kaygısından bahsediyor, Enes’in gelecek kaygısı maddiyat değil. İstemediği şeylerin kendisine yaptırılarak; özgürlüğünün elinden alınması, düşüncelerine pranga vurulması, alanının daraltılması, kısıtlanarak ve baskıyla bir hayat yaşatılmaya çalışılması. Bu onun hayat yolculuğuydu ve kendi iradesiyle yürümesine izin verilmedi. Tıp Fakültesi kazanmış bir öğrencinin, aile baskısı ve tarikat kıskacından kurtulabilecek kapasitesi vardır ama Enes öyle bir kısır döngünün içine sokulmuş ki gözlerinin feri sönmüş, yaşam enerjisi tükenmiş, en sevdiği şeyleri bile yapacak gücü kalmamış, yaşamaktan zevk almıyor, onu motive edebilecek hiçbir şey yok. Videoyu çekerken ne bir heyecan ne bir korku, içinde bulunduğu duruma öfkelenmekten vazgeçmiş. Babası, Enes “Fazla konuşmazdı.” “Çevresiyle falan da konuşmazdı.” demiş. Oysa Enes defalarca defalarca konuşmaya çalışmış sizinle. Aile, duymak istiyorum ama öğrenmek istemiyorum modunda. Enes’in suskunluğunu kabulleniş sanmışlar, babanın deyimiyle “alıştı sanılmış.” Enes artık ne söylese de durumunu düzeltemeyeceği, anlattıklarının anlaşılmayacağı kanaatine varmış ve o kadar yorgun ki konuşmaya bile mecali yok. İçinde bulunduğu ateş çemberini biraz olsun unutmak ve hatırlamamak için telefonda hiç de zevk almadığı oyunları oynamış. Enes, “Geçmişe bakınca çok da kötü bir hayat yaşamadım” “ama” diyor. “Ama”sı ne Enes, dünyada bu kadar kötülük varken, benim sıkıntılarım değersiz mi diyorsun? Ortaokuldan beri gitmek istemediğin, ailenin baskıyla gönderildiğin
Din
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Her başarısız kadının arkasında bir erkek vardır.
Tecavüzü yasaklayan bir ayet YOK.
Cahiliye devri diye nitelendirilen dönemde kimse evlerine arkadan girmemiş, kimse "karıma önden mi yoksa arkadan mı yaklaşayım?" diye sormamış, kimsenin nikahı evlatlığının boşadığı kadınla göklerde kıyılmamış, kimse savaş ganimeti peşine düşmemiş ve kadınları ganimet malı diye kendi aralarında paylaştırmamış... Ama gel gelelim aydınlık çağa; bu dönemde neler yok ki! Düşünsenize, birisi bana gelip karısına hangi yönden yaklaşacağını soracak ve ben de onu muhatap alacağım; mümkün değil... Ama Tanrı muhatap almış. Mesela 'sizin tarlanızdır kadınlar' deyip döşemiş bilimsel ve felsefik ilmi. Allah'tan, bu tarla kaç dönüm diye soran çıkmamış. E, bu kadar alt limitte kültür ve yaşam seviyesinde olan bir kavimden beklenebilecek türden sorular. Komik olan başka bir şey de, bu denli kültürsüz ve cahil bir toplumun yaşam deneyimleri, 2021 yılının laik Türkiye Cumhuriyeti insanına aydınlık yol diye yutturulmaya çalışılıyor. (Alıntı)
Adam yazmış, diyor ki, bak Tanrı bütün canlıların sudan yaratıldığını söyler. Bunu diyen kimmiş? -Tanrı. Tanrı kim? -Yaratıcı. Nasıl bir şey bu varlık(!)? - Ne olduğu, mahiyetinin ne şekilde olduğu hakkında bilgimiz yok. Mahiyetinin ne olduğunu bilmediğin bir varlık iddia ediyorsun, peki onun seslenmesinin ne şekilde olduğunu nasıl belirliyorsun? - E kendisi bunu söylüyor. Nasıl söylüyor, kime söylüyor? -Nasıl söylediğini ya da nasıl konuştuğunu bilemem ama görevlendirdiği elçilere bildiriyor. O elçilere nasıl bildiriyor veya elçiler dediğin kişilerin yalan konuşmadığını nereden biliyorsun? - E çünkü elçiler çok dürüst, eğer yalan konuşurlarsa Tanrı onların şah damarından tutup koparır. Bunu iddia eden kim? - Tanrı. Onun iddia ettiğinin delili nedir? -E Kutsal kitapta yazıyor. Onun yaratıcı kelamı olduğunun delili nedir? - E çünkü elçiye vahyetmiş Tanrı. Tamam da, elçi dediğin kişiye vahiy geldiğine delilin nedir? Ya da yaratıcı nasıl seslenmiş? - Bla bla bla.... Sürekli bir kısır döngü halinde iddialar... Şimdi aynı mantıkla gidelim: "Görmez misiniz ki ağaçlardan meyve verenler var?! "Ey insanlar, muhakkak ki sizden birçoğunu cinselliğe elverişli yarattık." "Faydalanasınız diye hizmetinize bilgisayar ve 4.5G hızında internet vermedik mi?" "Farelere bakmaz mısınız, ne de güzel yem oluyorlar kedilere. Muhakkak ki bunda akledenler için ibretler vardır." Kısaca buraya döşerim sayısız cümle... Peki bu sözler yanlışlanabilir mi? Hayır, çünkü reelde karşılığı var.
Din