Bu kitabın adı İlizyon Gösterilerinin Sırları ve Hileleri olmalıydı. Paranormal güçler bir kaç küçük örnekle, bu kadar kolay reddedilemez ki. Vasatın bile oldukça altında bir kitap.
Önce cahiliye dönemini anlatıyor kitap. İslamdan önce töre olan hemen hemen herşey aynen devam etmiş. (Müşrikler oruç tutuyorlar, namaz kılıyorlar, haccı yapıyorlar, kabeyi tavaf ediyorlar, meleklerin varlığına inanıyorlar , kurban kesiyorlar, sünnet oluyorlar , haram aylarda savaşmıyorlar vs. vs.) Hicretten sonra Hz. Muhammed’in savaşları ve seferleri konusunu okurken de inen ayetleri çözümlemek adına kitap çok faydalı oldu..
Kitap çokça dram ve acı içeriyor. Etkileyici, sürükleyici, hep bir sonraki sayfayı merak ediyorsunuz. Bir solukta okuyacağınız, okurken yorulmayacağınız kitaplardan. Tavsiye ederim, keyifli okumalar…
ArsineAli Bayram · Deva Yayıncılık · 2014248 okunma
İnsanların iyi duygularını din adına sömüren tarikat yaşamını, insan beyninin nasıl yıkandığını, bu tuzaktan kurtulmanın ne denli zor olduğunu anlatıyor.
Said Nursi, Risaleleri meşrulaştırıp kabul görmesini sağlamak amacıyla, risalelerin tıpkı Kur’an gibi kendisine indirildiğini ve yazdırıldığını iddia eder. Kitabı okurken aklıma gelen ilk şey buydu kitapta Tanrı'nın Ailesi tarikatının kurucusu Moses David, tarikat üyelerine gönderdiği mektupların bu şekilde değer görmesini istiyordu.
sayfa 59 : Dünyada hiç kimsenin bilmediği gizli bilgileri bildiğimizi düşünürdük.Doğrudan doğruya Tanrı'dan gelen ayetleri, bizim kendi ahir zaman peygamberimiz Moses David bizzat iletirdi. Onun sözleri Mo mektupları sayesinde tüm kolonilere dağıtılıyordu ve kısa süre içinde, İncil'le aynı itibarı görmeye başlamıştı.
İncil, Kuran ve Hadisler ışığında Mehdi ve Deccalin fiziksel özelliklerini, hangi soydan, nasıl ve nereden geleceğini açıklamış. Türkiye AB'ye mutlaka üye olacakmış ve bu da kıyamet alametlerinden biriymiş.
sayfa 94: "Şuan hiç kimse tarafından bilinmeyen; fakat bir tek benim bilgim içinde olan, Kur'an-ı Kerim'in 27:82 ayeti DABBETÜ'L-ARZ'dır." (Yüce yazarımızda bu konuyu uzun uzun anlatmış.)
sayfa 232: "Zira o cahiller o Deccal'in nasıl öleceğini bilselerdi böyle yanılgıya düşmezlerdi. Bakın yüce Allah onu istesin ağzında yutkunduğu tükürüğü ile boğar öldürür. Hal böyle iken sen, gökten inmeyecek olan Mesih İsa'yı bekle dur bakalım." (İsa'nın gökten inmeyeceğini ispatlamak için Allah'a şekil bile vermiş.)
Yazar bir çok konuda "sadece kendi bilgisi dahilinde olduğunu" yazarak kitaba heyacan katması kitabı sonuna kadar okumama sebep oldu. Söyleyecek çok söz yok.. Şinasi Hüner size en kısa zamanda acil şifalar diliyorum.