Adam yazmış, diyor ki, bak Tanrı bütün canlıların sudan yaratıldığını söyler.
Bunu diyen kimmiş?
-Tanrı.
Tanrı kim?
-Yaratıcı.
Nasıl bir şey bu varlık(!)?
- Ne olduğu, mahiyetinin ne şekilde olduğu hakkında bilgimiz yok.
Mahiyetinin ne olduğunu bilmediğin bir varlık iddia ediyorsun, peki onun seslenmesinin ne şekilde olduğunu nasıl belirliyorsun?
- E kendisi bunu söylüyor.
Nasıl söylüyor, kime söylüyor?
-Nasıl söylediğini ya da nasıl konuştuğunu bilemem ama görevlendirdiği elçilere bildiriyor.
O elçilere nasıl bildiriyor veya elçiler dediğin kişilerin yalan konuşmadığını nereden biliyorsun?
- E çünkü elçiler çok dürüst, eğer yalan konuşurlarsa Tanrı onların şah damarından tutup koparır.
Bunu iddia eden kim?
- Tanrı.
Onun iddia ettiğinin delili nedir?
-E Kutsal kitapta yazıyor.
Onun yaratıcı kelamı olduğunun delili nedir?
- E çünkü elçiye vahyetmiş Tanrı.
Tamam da, elçi dediğin kişiye vahiy geldiğine delilin nedir? Ya da yaratıcı nasıl seslenmiş?
- Bla bla bla....
Sürekli bir kısır döngü halinde iddialar...
Şimdi aynı mantıkla gidelim:
"Görmez misiniz ki ağaçlardan meyve verenler var?!
"Ey insanlar, muhakkak ki sizden birçoğunu cinselliğe elverişli yarattık."
"Faydalanasınız diye hizmetinize bilgisayar ve 4.5G hızında internet vermedik mi?"
"Farelere bakmaz mısınız, ne de güzel yem oluyorlar kedilere. Muhakkak ki bunda akledenler için ibretler vardır."
Kısaca buraya döşerim sayısız cümle...
Peki bu sözler yanlışlanabilir mi?
Hayır, çünkü reelde karşılığı var.