Artemis

Artemis
@Artemis55
Din ile Bilim aynı hikayeyi anlatmaya çalışan farklı dillerdir.
Seni sen yapan nedir?
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Umutsuz hissettiğiniz zamanlarda sizi ayakta tutan ne oldu?
HUZURA DOĞRU – HABİL VE KABİL
Kendisini değersiz, yetersiz gören insanlar; takdir ettiği ve sevdiği kişilere karşı çekememezliğin pençesine düşüyorlar. İlk başlarda kendisi de bunun farkında değil, bu duygunun nereden geldiğini bilemiyor ama karşı koyamıyor da. Bu duygunun kötülüğü ile baş edemiyor. Yiyip bitiriyor içindeki kemirgen onu. Kanserli hücre gibi tüm benliğine hakim oluyor ve ruhunu kemirmeye başlıyor. Bu duygu zamanla evrilerek; kıskançlık, kin ve düşmanlığı tetikliyor. Ne kadar çabalarsa çabalasın, onu asla elde edemeyeceğini bildiği halde rekabete girişiyor; onda olanı delice istiyor veya onda da olmasın ki içi bir nebze rahatlasın. Bu duygu coştuğunda bakışları-hisleri ile fırlattığı kötü enerji, kor haline dönüşüyor ve karşısındakini zayıf anında bir yıldırım gibi çarpıyor. Ali İmran-119: “Onlar sizinle karşılaştıklarında "İnandık." derler. Kendi başlarına kaldıklarında da size olan kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: "Kininizle (kahrolup) ölün!”... (Bu amansız hastalığın tedavisi yok. Bu haset ne kadar kötü bir duygu ki Allah bile kahrederek ölümü yakıştırıyor, tevazu göstermeli demiyor.) Size hiçbir faydası dokunmayacağı halde bomboş sözleri ile keyfinizi kaçıran, sürekli olumsuz telkinler ile sizi demoralize edip zihninizi bulandıran kişiler; adım adım özgüveninizi kaybettiriyor, birine danışmadan hiç bir şey yapamaz hale geliyorsunuz. Halbuki içinde bulunduğunuz durumu sizden daha iyi bilecek ve çözüme ulaştıracak kimse yok. Bu manipülasyonlar sonucunda yaşam enerjiniz tükeniyor, bir bakmışsınız kötümserlik çukuru içine düşmüşsünüz; köpek gibi gerilimin kokusunu alıyorsunuz, ensenizdeki saçlar kabarıyor, sanki dünyadaki en kusurlu insan sizmişsiniz gibi psişik bir ruh haline giriyorsunuz. Hayallerimiz-hedeflerimiz gerçekleşmiyorsa bunu sebebi
Fahreddîn Râzî şöyle diyor: İblis, ilâhlık iddia ettiğinde Firavun'un kapısına geldi, kapıyı çaldı. Firavun, "Kim o?" dedi. Şeytan “Ben İblis'im. Ama sen ilâh olsaydın, kapıda kimin olduğunu bilirdin.” dedi. - Gir ey mel'ûn. Yeryüzünde senden ve benden daha şerli bir kimseyi biliyor musun? - Evet, haset eden. Çünkü benim bir dostum vardı, davet ettiğim her şerre gelirdi. - Benim üzerimde hakkın vardır, benden bir ihtiyacını iste. - Komşumun bir ineği var, onu öldür. - Buna gücüm yetmez. İstersen onun yerine sana on tane inek vereyim. - "Hayır", dedi. "Ben ancak onun ineğini öldürmeni istiyorum." - Anladım ki, hased eden benden de senden de daha şerlidir.
Bir varmış bir yokmuş... “Dindar ve kindar nesil yetiştirme projesi” – “Öğretmenler Günü” üzerine; Toplumsal sorunların din ile çözüleceğini söylediler, Allah ile korkuttukları her insanı; menfaatçi, yalaka, sinsi birer varlığa dönüştürüp sonra sindirilmiş, korkak, omurgasız bir insan tipi yarattı, tefeci - din bezirganı bu sınıf. Binlerce cami ve yüzbinlerce imamla toplumu kuşattılar. Tarikat yurtlarında badelendik ama olsun “Bir Kereden Bir Şey Olmaz” artık Allah’ın şövalyeleriydik biz. Don Kişot - yel değirmeni ilişkisi gibi. Milyonlarca imam hatip okulu mezunu gariban halk çocuğu işsiz – evsiz kitlenin içine girdi. Yine olsun… Cennette Peygamberimize komşu olup saraylarda, köşklerde oturacaktık… Cennetteki rezervasyonumuz hazırdı. "Ananı da al git", “Nankörlük yapma otur otur” sabret ve şükret, cennet nimetlerinden daha büyük mükâfat mı var. "Bugünlerimize şükürler olsun ", “nasip değilmiş”, “hakkımda hayırlısı böyleymiş”, “vakti saati gelince her şey olur” cümleleri ile avutup, şükretmeyi öğretirken; fakir fukaranın hakkını yemekten, yoksulun sırtından geçinmekten geri kalmadılar. Cami açılışları şenlikleri, cuma namazı selfieleri, yılda iki kere bayram şovu ile nasıl DİNDAR olunur, “bakara ile nasıl makara” yapılır öğrendik, riyakârlık yüz kızartmıyordu artık. İstihdam olmadığı için atanamayan gençler, haksız rekabet eşliğinde birbirleri ile yarışa giriştiler, hakkı yenen bir insanın sevgi dolu olması beklenebilir mi KİNDAR neslin tohumları atıldı. 2016’da iki Ortadoğu zihniyeti orta çağcı kesim vuruştu, insanlık dışı vahşi bir iç hesaplaşma yaşandı, ispiyonculuk vatanseverlik olarak resmedildi. Doğru - yanlış demeden gammazladık eş, dost, akrabayı… İftira, yalan-dolan prim yaptı bu dönemde, “kindarlık” the loading…. Velhasıl kelam; Bu karanlık günlerde