İnsanın herkesin nefretle bakmasına yol açan bir engeli, özrü, kabahati varsa ilk öğrendiği şey şakacı olmak. Hep neşe, eğlence, hep espri, komiklik halleri.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Olduğu gibi kabul etmek ancak bebeklerin işi. Ne varsa etrafında, eleştirmeden, kınamadan küçümsemeden, en doğru hali oymuş gibi, kabul etmek. Benimsemek. Annesi diye mesela başka bir kadın ilgilense, süt verse, altını temizlese onu da kabul eder miydi? Ederdi. Niye etmesin?
Utanmak bile utandırıyordu beni tekrar tekrar. Binbir katmanı vardı utanmanın içimde. Gövdemden utanıyordum, bu gövdeyle aşık olabildiğim için utanıyordum, kendimden utandığım için utanıyordum.
başkaları için yılanlar çıyanlar ejderhalar ve kanser hep başkaları için onlar diğerleri bizden olmayan bu kabuğa ait olmayanlar zavallılar deliler ibneler evladını yitirmiş anneler akını yeryüzünün herhangi bir köşesinde bırakıp yola nasıl taşınacağı bilinmez acılar yüküyle devam edenler onlar için yokoluş onlar için kavgalar öfkeler gidip gelmeler gidip gelmeler kendi aklının sınırlarında onlar için hesaplar planlar bir gün daha nasıl katlanırım bu hayata nasıl geçer zaman içindeyken kendinin ve asla dışına çıkamamak kendi çaresizliğinin hep başkaları için onlar için diğerleri bizimse tillahı gelse çatlamaz kabuğumuz var çünkü biz sıradanız ve bu kalınlaştırıyor kabuğu her geçen gün bu bir arada tutuyor böyle olduğumuz için hak ediyoruz mutluluğu ve daim olmasını tüm iyiliklerin oysa sizler hep bir aşma çabası hep dışına çıkma isteği hep bir akıl yoluyla anlama ihtiyacı dünyayı yumurtadan her zaman civciv çıkmıyor küçük hanım yılan da çıkar çıyan da riski göze alamayız buyrun sizin olsun dış dünya sokaklar caddeler dış yüzleri dükkânların tabelalar uçak yolculukları uzak diyarlara keşifler icatlar bulmalar kaybetmeler sizin olsun aramazsan bulunabilir bir şey değil ki bela dediğin.
Kabuk, bu yüzden... ve bu yüzden böylesine kalın sıradanlığımız.
Kim bilir, kim bilebilir böyle şeyler söyleyebilmenin o mide bulandırıcı kibrini?