"Suç her şeyden önce bir eylemdir.
Bir insana çok kızıp onu öldürmek istemek suç değildir ama bunu eyleme dönüştürüp onu öldürmek en büyük suçtur.
Kim bilir kaç milyon kişinin içinden, birilerini öldürmek geçmiştir!
Beynimiz, belki de bedenimizin en ilginç, en donanımlı, en esrarlı organıdır.
Muhteşem yaratılmış bir organ!"
"Sırf dünyaya kız olarak geldiği için bir insanın reddedilmesi, kabul görmemesi tam olarak nasıl bir şey acaba?
Uzaktan bunu her birimiz çok duyduk ama çoğumuz bunu yaşamadık. Daha baştan kaybetmişsin yani. Tam insan, makbul insan değilsin...
Eksiksin...
İyi ama neyin eksik?
Aklın mı, fikrin mi, elin kolun mu?
Hepimiz biliyoruz neyin eksik olduğunu ama bana öyle geliyor ki insanlar o şeyin değil, başka bir şeyin peşindeler. Erkeğin toplumdaki rolü ilgilendiriyor onları.
Erkek, gücü temsil ediyor toplumda.
Kadın ise zayıflığı, tutsaklığı, bağımlılığı...
Ah bu kadınlar, ah bu kaşık düşmanları!"
Ankara iş şehridir...
Sorunların birebir yaşandığı, üstelik insana bunu unutturacak mekanların pek bulunmadığı, muhafazakar bir şehirdir.
İstanbul gibi güzel, cilveli, işveli bir kadına benzetemezsiniz Ankara'yı. Olsa olsa takım elbise giymiş, sabah çıkıp akşam en geç altıda evinde olan, saçları hafifçe kırlaşmış, tecrübeli, ne yaptığını bilen bir memura benzer Ankara.
Ama o memur babanızdır, ağabeyiniz, dayınızdır. Seversiniz onu. Pek yakışıklı olmasa da, yüzü pek gülmese de vefa borcunuz vardır ona.
Size kendinizi hiç özgür hissettirmez bu şehir...
Bütün aile bir ara da oturduğunuz evde ne kadar özgür olabilirseniz, Ankara'da da o kadar özgür olabilirsiniz ama o ev sizindir. Tatile gittiğinizde bile, orada gördüğünüz her türlü güzelliğe, yediğiniz birbirinden güzel yemeklere, denize, denizden esen ılık meltemlere rağmen özlersiniz onu. Tıpkı o kalabalık evde içtiğiniz bir kaşık sıcak çorba gibi, bir süre sonra burnunuzda tüter Ankara.
Bırakıp gidemezsiniz... ♡♡♡
"Tatil yerlerinde bir başkadır insanların yüzleri...
Adı üstünde, tatil işte...
Dertler, tasalar getirilmez tatile. Nasıl olsa kısa sürecektir, nasıl olsa dönünce her şey bıraktığınız gibi sizi bekliyor olacaktır.
Neşeli, keyifli değilseniz bile, tatile gelince öyleymiş gibi yaparsınız.
Kendinizi bile kandırmanın yolunu ararsınız yani."