Arzu Dilek

Arzu Dilek
@Arzudilek46
Nasıl olup da unutuyoruz, nasıl alışıyoruz bilmiyorum..
9/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2023 91. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2023 12:51
Maria Dolz her sabah işe gitmeden önce kahvaltı ettiği kafede bir çifti gözlemlemeye başlıyor. Gözlemlemek az kalır gerçi, onlara kafayı takıyor demek daha doğru. Çünkü ona göre dünyanın en uyumlu çifti onlar, mutluluğun yeryüzüne çift bedenle gelmiş hali. Bir gün çift ortalıkta görünmez oluyor. Maria adamın aklı karışık bir evsiz tarafından öldürüldüğünü öğreniyor ve sonrasında olayların ortasına nasıl düştüğünü Marias bile ona açıklamıyor bence. Ölenlerin yaşayanların hayatında işgal ettiği yer, zamanın sinsiliği ve unutuşa dair yazılan bölümleri okurken müthiş bir haksızlık duygusu yerleşiyor insana. Kabullenmesi zor geliyor. Bir de Marias’ın acımasızlığı ekleniyor üstüne ki, az buz şey değil. Sorsanız cevabı hazır: “Gerçekliğin sınır tanımazlığı utanç vericidir.” Aşka, bağlılığa, yasa, insan denen muammaya dair derin çukurlar açıyor Marias, içini yine o uzun boylu, saçaklı cümleleriyle dolduruyor. Bu saçakların arasında yine ve yine Shakespeare’in dizeleri geziniyor. Balzac’ın Albay Chabert’ı da dirilip ona eşlik ediyor bu sefer. Birbiriyle harika harmanlanmış hikayeler bunlar. Marias okuyanlar bilir. Yazarın derdi gücü insan ilişkilerinin karmaşası. İnşa ettiği kurgu da işte bu karmaşanın hakkını verir. Oya gibi işler her şeyi, renkleri birbirine katar, içinden çıkılmaz bir hal alır her şey. Hemen her yazar gibi kitabın sonunda bir sökük bırakır, biz de çeker çözeriz diye düşünürüz, nafile. Öyle, olduğu gibi, karmaşayla bırakır bizi. Elimize verdiği tek sökük, iliğimize ait olandır ki, hiç acımaz, çeker gider. Bu acımasızlığının ve bu dolambaçlı, uzun uzun yazma biçiminin etkisi mi bilmiyorum, bu platformda yeterince okunmadığını fark ediyorum. Belki biraz önyargı belki de kolay okunmuyor olması neden, emin değilim. Ama bir de şöyle düşünün: Aşkı anlatırken
Edebiyat
KarasevdalılarJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 20221,113 okunma
Arzu Dilek
İlk defa Javier Marias okuyorum. Bitmesine az kaldı. Çok beğendim. Siz de öyle güzel anlatmışsınız ki. Ayrıca yazarın uzun uzun anlatımını da çok beğendim. Diğer kitaplarını da okumak istiyorum. Sevgilerle 🍀🌸
Reklam
Kendinize bir iyilik edip kucaklaşın bu büyüyle
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2023 70. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2023 15:18
Sol gözlerinde altın rengi yedi ışıltıyla doğan Péniel ailesinin tatlı düşler, koyu kabuslar, ruhlarla ve koruyucu gölgelerle, gaipten fısıltılar ve doğum çığlıklarıyla dolu, birkaç kuşaklık hikayesi bu anlatılan. Bir nehrin kıyısında, karanlık bir mavnada başlıyor hikayeleri ve toprakta, Kara-Toprak’ta devam ediyor. Avrupa’nın bütün kentlerinde tarihin köşe dönmeleri..Köşeyi dönerken her şeyi un ufak edişi, çığırtkanlığı, ardında bıraktığı kül yığınları..Péniel’ler de bu dünyada evet, ama değiller de bu dünyadan. Savaşlar, ölümler gidip geliyor o taraftan bu tarafa, unutulduğu köşeciğinden çıkarıyor Péniel ailesini, alev alev yanan Tarih’in balkonuna buyur ediyor. Utanç ve acı içinde bir Fransa görüp görebildiğimiz, ve kül. Bir de müzminleşmiş, nesnesi saydam o gerçek: Onulmaz yaralar onulmaz, ama toprak yeniden yeşerir, hayat devam eder, her şeye rağmen. Alçak herif! Bilmiyorum kime nasıl anlatsam, bu kitabı okurken damağıma yapışan bir tat olduğunu. Öyle benzetme, duygu aktarması falan değil bu, sahiden bir tat aldığımı yani, ve ölgün bir ezgi duyduğumu sonra. Ve hazır bu kadar büyülenmişken, “ey edebiyat, ya edebiyat” diye bağırasım geldiğini.. Bu dil? Bu kelimeler? Efsun? Şiir? Destan? Hepsi birden? Hiç abartmıyorum, bölümler arasındaki kısa geçişleri, bu kitabın ölülerinden kurduğum coşkulu bir koroya bağıra bağıra okuturken yakaladım kendimi. Bu kitap, sadece büyük gerçekçiliğin muazzam bir örneği değil çünkü, epik bir şiirin, büyünün kâğıt yüzü görmüş hali. Akıcı demeyelim bu kitaba. Akışkan? Browni gibi misal, içinden ayva, vanilya, ateş, söğüt yaprağı, kara toprak, kül ve gül akan bir kitap. Elinizden bırakamıyorsunuz ki! Bırakırken, “seni bir oturuşta okuyamadığım, fani dertlerim ve görevlerim olduğu için özür dilerim.” demek zorunda
Edebiyat
Gecelerin KitabıSylvie Germain · Sel Yayıncılık · 2022118 okunma
Nilgün isimli okura yanıt verildi
Arzu Dilek
Yorum, tavsiye bu kadar güzel anlatılır. Sayenizde alıp okuyacağım ☺️