Adem Karanfil

Bir an kendimi hatırlatmayı düşündüm. Fakat hatıralar gariptir; en umulmazları yaşar, en kuvvetli görünenleri olduğu gibi silinip gider. Çok kere müşterek hatıraları konuşmak için oturanlar, birinin hatırladığı ve hâlâ heyecanını duyduğu şeyi, ötekinin tamamıyle kaybettiğini, yalnız hatır için evet evet demesine rağmen hiç bir şey hatırlayamadığını görerek hayal kırıklığına uğrarlar. Ben de doğrusu bundan korktum.
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
...malûm olduğu üzere yüze karşı yapılan şikâyetler arkadan olanlar kadar şiddetli ve sarih olamazlar.
Edebiyat
Yollarda insana daima garip bir duygu arkadaşlık eder. Bir görülen yeri bir daha görmemek şüphesi ve acısı... Bu acı kelimesi, belki fazla kuvvetli olur. İnsanın az ehemmiyet verdiği şeyi bile kaybederken duyduğu ufacık hüzün diyelim. Bu his bize yolculuk esnasında rastladığımız çirkin şeyleri bile muhabbet ve müsamaha ile karşılatan bir büyüdür.
Edebiyat
Hikâyeyi anlatan memur, galiba Erzincan köylerinden birinde, şiddetli bir yağmur sebebiyle bir köylünün kulübesine sığınmış. Adamcağız, etrafına bakmış, ikram edecek bir şey bulamayinca: - Efendi, kusura kalma... Kahvem yok... Sana bari biraz oynayıvereyim, demiş ve türkü söyleyerek oynamaya başlamış...
Edebiyat
"Sana propaganda yapıyorum" demek insanlara "seni kandıracağım" demek gibi bir şey gelir. Söyleyeceğin şey benim esasen kabul ettiğim bir hakikat ise neden propagandaya lüzum görüyorsun?
Edebiyat