Krala karşı haklı olan bir bakan, kocasına karşı haklı olan bir kadın, subayına karşı haklı olan bir er iki kat ceza görmez mi? Zayıfların haklı olmaları hatadır. Rusların ve İngilizlerin karşısında İran zayıftır, bir zayıf gibi davranmalıydı.
İslam'ın ilk günlerinde Halife Ömer, fetihlerde sağlanan altınları saçmakla suçlandığında şöyle demişti: "Bu altın bize Tanrı'nın lütfu değil mi? Tanrı'nın daha fazlasını bahşedeceğine inanmiyorsanız, hiçbir şey sarfetmeyiniz. Bana gelince, Allah'ın cömertliğine inanıyorum. Müslümanların iyiliği için sarfedebileceğim altından bir tekini bile kasamda tutmam."
Dört bir yana muhbir yerleştirecek olursan, sana sadık olan gerçek dostların bundan kuşkulanmayacak, düşmanların ise tetikte, önlemlerini almış olacaklardır. Zaman geçtikçe, muhbirleri etkilemeye çalışacaklar, gün gelecek dostlarının aleyhine, düşmanlarının lehine raporlar almaya başlayacaksın. İyi olsunlar, kötü olsunlar, sözler birer ok gibidirler. Bir kaçını bir arada fırlattın mı, biri mutlaka hedefi bulur. Sonunda, kalbini dostlarına kapatır, düşmanlarına açarsın. Yanına gelip kurulanlar, düşmanların olur. O zaman, gücünden geriye ne kalır?