Adem Karanfil

Herhalde halkımız böyle bir halk. Bir tek yemeli içmeli, şu Almanlarınkine benzer, kulüp işi sazlı sözlü toplantılar başarıya ulaşır bizde. Rusya'da herkes her an toplantı yapmaya hazırdır. Aklımıza eser, hemen bir hayır derneği kurarız! Ya da yardım ve yaşatma derneği! Ya da kim bilir ne derneği... Amaç güzel olmaya güzeldir de hiçbir sonuç vermez. Bunun da nedeni daha baştan tatmin olmamız, girişimimizi yeterli bularak, amaca ulaştığımızı, her şeyin yapılmış olduğunu düşünmemizdir. Örneğin, yoksullar için bir hayır kurumu kurduk ve buraya yüklüce de bir yardım topladık; bu hayırlı girişimi kutlamak için hemen kentimizin büyüklerine bir yemek veririz, toplanan paranın da yarısı böylece uçar gider. Paranın kalan yanısıyla da kurduğumuz hayır derneği için gösterişli bir daire kiralarız, buranın ısıtması, dayanıp döşenmesi için paralar harcar, başına da bir bekçi dikeriz; geriye yoksullara dağıtmak için beş buçuk ruble kalır, burada da bu paranın yoksullara nasıl dağıtılacağıyla ilgili olarak üyeler arasında kavga çıkar, kimi vaftiz anasını, kimi de başka bir yakınını aday gösterir.
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsanoğlunu anlamak hiç kolay değil: Ne kadar saçma bir şey olursa olsun, duyduğunu gider, ille bir başkasına anlatır, hem de salt "Ne yalanlar uyduruyor şu insanlar!" demek için. O bir başkası da daha sonra, "Haklısın, bayağının bayağısı bir yalan, dinlemeye bile değmez!" demek için kulağını ötekinin ağzına yapıştırır, hemen ardından da "o bayağı yalan"ı anlatmak için bir üçüncüyü arar, sonra da ikisi birlikte asil bir öfkeyle, "Ne bayağı yalanlar uyduruyor şu insanlar!" diye gürlerler. Ve böyle böyle bütün kenti dolaşır bu yalan, herkes bikip usanmadan bu yalanı konuşur, ardından da, bunun, üzerinde tek kelime edilmeye değmeyecek, bayağının bayağısı bir yalan olduğunu söylerler.
Edebiyat
Hemen ileride sizi beklemekte olan yaşlılık korkunçtur, hiçbir şeyi geri vermez! Mezar bile ondan daha merhametli, daha lütufkârdır, "Burada bir insan gömülüdür!" diye yazar çünkü mezarın üzerinde; ama yaşlılığın insanlıktan çıkmış soğuk, duygusuz çizgilerinde okunacak hiçbir şey yoktur.
Edebiyat
Şimdiyse bilmediğim bir çiftliğe yaklaşırken tam bir ilgisizlik içinde oluyorum; çiftlik yapılarının bayağı görünüşlerine kayıtsızlıkla göz atıyorum. Sıcaklığı kalmamış bakışlarım hiçbir şeyi konuk etmiyor kendine, hiçbir şey bana gülünç gelmiyor, eskiden yüzümde canlı hareketler yaratan, bitmez tükenmez biçimde gülmeme, konuşmama neden olan şeyler şimdi gözümün önünden ilgisizce akıp geçiyor, kımıltısız dudaklarım kayıtsızlığını, buz gibi sessizliğini bozmuyor. Ah, benim gençliğim! Diriliğim, tazeliğim, ah!
Edebiyat

Adem Karanfil

, bir kitap okudu
Puan vermedi·230 syf.·
8 günde okudu
·
2021 8. kitabı
Mihail Yuryeviç Lermontov
8.2/10 · 5,5bin okunma