Her yerden logolar, amblemler, sloganlar fışkırıyordu. Kadınlar, iç çamaşırlarının ve ayakkabılarının marka etiketinden aldıkları destek nispetinde özgüvenliydiler. Erkekler otomobillerinin modeline bağlı psikolojik bir hiyerarşi içinde trafikte seyrediyordu.