Asel

Çatı
Özenle örüyorum çatısını Sana duyduğum aşkın, Sağlam kiremitlerle Yağmura ve güneşe alışkın. Ama biliyorum hiçbir zaman Bitmeyecek bu çatı, Ne şimdi, ne de bir başka sefer. Kırmızı bir balık olup Başlıyorlar sıçramaya Yerleştirdiğim bütün kiremitler Gözlerinin derin sularına Yerlerinden birer birer. Zavallı bir iskelet kalıyor geriye Sana duyduğum aşktan. -Ki yıkılmış yer yer- Üzerinde siyah kuşlar uçuşan. Metin Altıok ~Yerleşik Yabancı
Şiir
Reklam
Sanat
Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek, Bizim diyarımız da bin bir baharı saklar! Kolumuzdan tutarak sen istersen bizi çek, İncinir düz caddede dağda gezen ayaklar. Sen kubbesinde ince bir mozaik arar da Gezersin kırk asırlık bir mabedin içini, Bizi sarsar bir sülüs yazı görsek duvarda, Bize heyecan verir bir parça yeşil çini... Sen raksına dalarken için titrer derinden Çiçekli bir sahnede bir beyaz kelebeğin, Bizim de kalbimizi kımıldatır yerinden Toprağa diz vuruşu dağ gibi bir zeybeğin. Fırtınayı andıran orkestra sesleri Bir ürperiş getirir senin sinirlerine, Istırap çekenlerin acıklı nefesleri Bizde geçer en yanık bir musiki yerine! Sen anlayan bir gözle süzersin uzun uzun Yabancı bir şehirde bir kadın heykelini, Biz duyarız en büyük zevkini ruhumuzun Görünce bir köylünün kıvrılmayan belini... Başka sanat bilmeyiz, karşımızda dururken Yazılmamış bir destan gibi Anadolu'muz. Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken Sana uğurlar olsun... Ayrılıyor yolumuz! ~Faruk Nafiz Çamlıbel
Memleket İsterim
Memleket isterim Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun; Kuşların çiçeklerin diyarı olsun. Memleket isterim Ne başta dert ne gönülde hasret olsun; Kardeş kavgasına bir nihayet olsun. Memleket isterim Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun; Kış günü herkesin evi barkı olsun. Memleket isterim Yaşamak sevmek gibi gönülden olsun; Olursa bir şikayet ölümden olsun. ~Cahit Sıtkı Tarancı
Şiir
"Seni seviyorum, senin için üzülüyorum, seni özlüyorum gibi güçlü sözler söylemenin kabul görmediği bir kültürde, insanlar sevgilerini ifade etmek için farklı yollar bulur. Annelerimizin suskunluklarından harika börekler yaptığını daha önce yazmıştım. Babam ise bahçeyle ilgilenirdi. Hem de ne bahçeydi! Sanırım bunlar bize duydukları sevginin ilanlarıydı. Biz ise kardeşimle ona şöyle diyorduk: 'Yeter artık, neden sağlığını çapalayarak, sulayarak, ot ayıklayarak tüketiyorsun, sonunda da yarısını ya kuraklık ya kurtlar mahvediyor. Tüm bunları manavdan alabiliriz.' Bunları güçten düştüğünü gördüğümüz için söylüyorduk elbette. Şimdi onun başka bir şey ürettiğini biliyorum. Manavda bulunmayan bir şey..." ~Georgi Gospodinov, Bahçıvan ve Ölüm
Fareler ve insanlar kitabına ilham veren Robert Burns şiirindeki gibi; "En iyi planları farelerin ve insanların sıkça ters gider, Ve vaat edilen mutluluktan geriye acı ve kederden başka hiçbir şey kalmaz."
Edebiyat