Gamze Talay

Bedenimiz topraktan geldi, toprağa gidecek; ruhumuzsa Allah'tan geldi, yine ona dönecek. Bu yolculukta seni aldatacak tuzaklar konulmuştur, seni sınayacak geçici aşklar da. Eflatun-ı ilahi diye bir dehri filozof bunu ide düşüncesiyle açıklamıştı. Varlığın gerçeği yerine gölgesiyle uğraşma, yani. Gerçek aşık aklıyla değil, gönlüyle bu yolculuğu tamamlayabilir çünkü. Aklın yalnızca bir araçtır. Onu nefsinin mi, yoksa gönlünün mi emrine vereceğin sana kalmış; ister masivaya, ister Allah'a ver. Birinde tuzaklar seni hep yoklayacak, diğerinde yolun hep açılacak. Dünyaya aldanma, süsüne kapılma. Dünya insanın gölgesi gibidir; ona sırtını dönersen peşinden gelir de peşine düşersen hep önünden kaçar.
Sayfa 397·Kitabı okudu
Reklam
Görünüşte hemen hepsi mutlu idiler ama derinlerde bir yerlerde daima hüzünlere batmışlardı.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Akıl henüz insana hükmederken aşkta yücelmenin yolları kapalı durur. Çünkü akıl insana dünya ilgilerini, sevgili dışındaki varlıklarla ilişkileri ve onları önemsemeyi telkin eder. Oysa aşık, sevgiliden başka en ufak bir şeyi önemsediği zaman gerçek aşka eremez. Sufiler bu yüzden önce nefislerini öldürürler, aşıklar da akıllarını.
Sayfa 133·Kitabı okudu
Din, kişinin istediğini alabildiği ve geri kalanını reddedebildiği bir açık büfe değildi. Ruh kavramı, ebedi yaşam, ilahi adalet, cennet ve cehennemle birleşen manevi bir dünyaya olan inançtan doğmaktaydı.
Sayfa 255·Kitabı okudu
Tüm yolların aynı yere çıktığını, çırpınıp dursak da ölümün duvarını aşamayacağımızı unuttuk.
Sayfa 192·Kitabı okudu