Asena

Ne üzücü...
ne anasının, ne babasının aklına bu kafanın içi ile de bir parça meşgul olmak düşüncesi gelmemiştir. Onlar işportaya konan bir elma gibi onu süsleyip temizlemişler, parlatmışlar, sonra yağlı bir müşteriye okutmuşlardı. Kız yetiştirmekten de gaye bu değil miydi?
Sayfa 13 - yapı kredi yayınları·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bizim küçük Anadolu şehirlerimizde bu müzmin evlenme hastalığı daima hüküm sürmektedir. En kuvvetliler bile bir iki sene dayanabildikten sonra bu amansız mikroptan yakalarını kurtaramazlar ve kör gibi, önlerine ilk çıkanla evleniverirler. Tabi bu evlenmede herhangi bir müşterek hayattan ziyade, bir erkek için evde bir kadın bulunması; kız için de "münasipçe bir kısmet" varken kaçırılmaması düşünülmüştür. Bu izdivaç emelleri olan, yükselmek, kendini göstermek, eser vermek isteyen adamlara bir kalenderlik, bir layaytlık gelir. Evde meram anlatmaya asla imkan olmayan, seviyesi ahlak telakkisi, dünyayı görüşü ve itiyatları büsbütün ayrı bir mahlukla daimi bir beraberlik insanı dış hayatta da bedbin yapar ve bütün insanlardan şüpheye düşürür.
Sayfa 12 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Çocuğun bu metaneti orada bulunanların kalbini parçalıyordu. Zaten, bir felakete sükûn ve itidalle tahammül edenlerin manzarası, o felaket için ağlayıp çırpınanların manzarasından çok daha korkunç ve ezicidir.
Sayfa 11 - yapı kredi yayınları·Kitabı okudu
YAŞADIK Yaşadık, Yaşadıkça, Yokluğu gördük; Yoksulluğu da Mutlu da olduk, Mutsuz da. Yaşadık, Yaşayarak gördük, Ekmek kavgasını da. Aza kanaat ettik, Böldük katığımızı. Gözümüz tok, Gönlümüz tok, Yaşadık. Mutlu da olduk. Mutsuz da. Deriz ki Yaradan'a sığınıp Ya Allah! Size kalsin artık bu dünya. iste kondum göçüyorum. Doyana da eyvallah, Doymayana da eyvallah!
Sayfa 11·Kitabı okudu
Turnalar güneye uçarken huzurlu uyu Bo
Puan vermedi·352 syf.··
2025 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2025 10:54
Kitaptan çıkardığım en önemli ders, geç kalmamak. Yaşarken söylemek, geç olmadan dile getirebilmek. Kitap, Bo’nun Alzheimer olan eşine yazdığı yazılardan ve bakıcıların notlarından oluşmakta. Kitapta en çok dikkatimi çeken kısım, Bo’nun torunu ve oğluyla sarıldıklarında içten içe rahatsız olması ve babasıyla hiç sarılmadığını, bu yüzden kendi oğluna da 6 yaşından sonra sarılmadığını, çünkü bunun böyle olması gerektiğini düşündüğünü belirttiği bölümdü. Bo’nun yaşamına tanık olmak, köpeğiyle kurduğu bağı görmek, oğlu için içinden geçenleri bilmek ve torununa duyduğu hayranlığı okumak gayet keyifliydi. Turnalar güneye uçarken huzurla uyu Bo…
Turnalar Güneye UçarkenLisa Ridzén · Timaş Yayınları · 2025317 okunma