Venüs Dndr

Venüs Dndr
@Asenat8
'Hoşça bak zatına kim zübdei alemsin sen Merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen...'
Körlük
7/10
·336 syf.··
2026 2. kitabı
Çok karışık bir inceleme olmasını istemesem de maalesef yine de biraz dağınık gelebilir çünkü aklıma gelen şeylere değineceğim. Yazar hakkında şöyle bir bakındım da kendisi gerçekten insanlığa, insanlık haklarına çok duyarlı bir kişilik. Özellikle de nobel edebiyat ödülü konuşmasını okumanızı dinlemenizi tvsiye ediyorum çünkü insanı şöyle bir sarsıyor, ayrıca kendisi fikirleri ve yazdığı kitaplardan dolayı kilise tarafından afaroz edilip kitapları da yasaklanıyor, ayrıca ülkesini terk etmek zorunda bırakılıyor. Çok enteresan br kitap olduğunu söylemek zorundayım, okurken çok gerldim tiksindim midem bulandı desem yeridir, çok rahatsız olduğum anlam veremediğim nasıl olur dediğim ve bir türlü kabullenemediğim şeyler okudum; kadınlara toplu tecavüz edilmesi,bir süre sonra her yere dışkılanması, aynı çatıyı paylaşan insanların birbirlerinden yemek çalmaları ve bunun gibi sahnelerle insanların nasıl da insanlığını kolaylıkla kaybettiklerine tanık oluyoruz. Bu da aklıma şunu getirdi: İnsanın gerçek beniliği, kişiliği kimse tarafından izlenmediğini görülmediğini bilidiği anlarda ortaya çıkar. Gözler demek vicdanın yansıması demektir, gerçeklik demektir, kalbin aynası demektir çünkü gözler yalan söylemez senin ruhunu en çıplak haliyle ortaya koyarlar, tabii görmesini bilene. Yoksa insan gözlerini kaybedince vicdanını da mı kaybediyor ya da şu anda zaten herkes vicdani, manevi bir körlüğün, umursamazlığın, kendi derdine düşmüşlüğün körlüğünde mi sürükleniyor. Kitapta insanlar körleştikten sonra adeta toplumun küçük bir simülasyonunu seyrediyor gibi oldum. İnsanlığın o ilkelliğine ve vahşiliğine geri dönüşünü seyrediyoruz. Bütün bunların rahatsız edici olmasının en büyük sebebi de bunların gerçeklik potansilleri sanırım. Gerçekten de ruhları çok çok düşük seviyede olan bir
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·494 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Kitaptan çok etkilendim ve şöyle başlamak istiyorum: Ah Carton, benim üzümlü kekim... ): Yüreğime ve ruhuma çok dokunan br kitap oldu, öyle ki bazı yerlerde gözyaşlarıma engel olamadım. Karakterler ve aralarında geçen diyaloglar da çok inceydi dolayısıyla da ince bir zekaya işaret ediyorlardı ki yazara hayran kalmamak elde değil. Doktorun karısına gösterdiği sadkati ve sevgisi ,Lucie ve charles'ın birbirlerine olan ilgisi... Ve Carton'ın Lucie'ye duyduğu çıkar veya fayda gütmeyen o karşılıksız saf aşknı okurken şunu düşünmeden edemiyor insan; Dickens bir kadın sevecek olsaydı onu ne kadar da zarif severdi... Ayrıca şuna da değinmek istiyorum, açıkçası ben Fransız İhtilali'nin öbür yüzünü pek bilmiyordum. Dönemin insanları kutsal bir amaçla yola çıksa da yolda amacını unutmuş korkup tiksindikleri şeye dönüşmüşlerdi. İnsanlar canavarları avlamak isterken canavarın kendisi olmuşlardı. İntikam ve nefret gerçekten de insanın zihnini bulanıklaştıran en tehlikeli duygulardır. Mrs. Defarge kitapta bunu temsil eden güçlü bir karakter. Hatta kitapta Miss Pross ile aralarında geçen konuşma bence söylemeye çalıştığım şey konusunda hayati bir önem taşıyor. Mrs Defarge boğuşma esnasında ona şöyle hitap ediyor: ''zavallı yaratık seni, sen kimsin ki!'' Sanki burda değişen güç dengeleri karşısında kadın bir zamanlar muzdarip olduğu aşağılanma, ezilme, küçümsenme duygularını şimdi kendisi başkalarına gösteriyordu. Tıpkı soyluların kendilerini yoksullardan üstün görmesi gibi sonradan o da elinde bulundurduğu otoriteden zehirlenmiş gibi kendini başkalarından kıymetli görüyordu, tabii burda intikam duygusunun rolü de çok etkili. Güç gerçekten de çok tuhaf bir olgu, insanı yolundan saptırabiliyor. Yalnız şunu da eklemeden geçemeyeceğim yazarın fazlasıyla duyarlı ve farkındalık sahibi bir
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202376,5bin okunma
İlham Dolu Bir Kitap...
Puan vermedi·314 syf.··
2022 1. kitabı
Kitabı okumak için bunca zamandır ertelediğime inanamıyorum. Her ne kadar daha erken okumadığım için kendime kızsam da sonuçta en nihayetinde okuduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Henüz kitabın ilk denemesinden sonra neden bunca önerilip övüldüğünü anlıyor insan... 16. Asırda yaşamış olan yetişkin bir adamla düşüncelerimin bu kadar uyuştuğunu görmek beni çok şaşırttı. İnanılmaz bir düşünce tarzı var yazarın, hayranlığımı dile getirecek doğru kelimeleri seçmekte gerçekten güçlük çekiyorum. Oradan bakabileceğim yepyeni pencereler açtı ufkumda. Ve ne zaman kendisini hatırlasam tekrar tekrar açıp bakmayı seviyorum o pencerelerden. Hele ki o düşüncelerini desteklemek için kullandığı filozofların sözleri bile kitabı okumak için yeterli bir sebep diye düşünüyorum. Kitabı okurken içimde hissettiğim heyecanı burada tarif etmek imkansız, söylemek istediğim tek şey şu: Bu deneyimden mahrum kalmayın. NOT: Kitaba dair düşüncelerimi dilim döndüğünce birkaç cümlede ifade etmek istedim. Vaktinizi ayırıp okuduysanız teşekkür ederim, muhteşem incelemeler yazmak gibi bir iddiam yok (şimdilik ;)
Düşünce
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,7bin okunma