Mahkeme kararlarının amentüsü olan "Gereği düşünüldüyü hatırlayın. "Gereği yapılır"la kaş çatan rical, yargının sualsiz hikmetinden de kendi kudretine bir hat çekmek istiyor gibidir.
"Gereği yapılır", sağlam bir doz keyfilik imâsı içerir. Evet, bir yetkinin icabı ve delilidir "gereğini yapmak", fakat burada o yetkiyi azamîleştiren, kayıtsızlaştıran bir hamle vardır. "Gereğini yapacağını" söyleyen muktedir, artık ipleri tamamen kendi eline almıştır, şarta şurta bakmadan her şeyi yapabilirim, diyordur.
Bu defa örneği MHP'den verelim. Partinin Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, olağanüstü kongreyi zorlayan muhalifler hakkında şöyle demiş geçen hafta: “İl başkanını görevden almak lüzumu hasıl olursa, genel merkez gereğini yapar, kimseye sorma ihtiyacı duymaz." Kimseye sorma ihtiyacı duymadan, istediğini/bildiğini yapmak - "gereğini yapma"nın bereketi işte budur! Erdoğan'ın 7 Şubat'ta Suriye'den gelen "tehditlerle" ilgili söyledikleri, "Gereği yapılır" söyleminin içerdiği sorgulanamazlığın, hesap vermezliğin bir başka veciz özeti: "Bu tür şeyler konuşulmaz, gereken neyse anında yapılır." Konuşulmaz; yani söylemeyiz, izah etmeyiz, yani susun!
Bu keyfiliğe, bu sınırlanmamış ve hesap vermez iktidar alâmeti olarak "Gereği yapılır" jestine, bir hakkı lütfa çevirirken de rastlarız. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, Dilek Doğan'ın bir polis operasyonunda öldürülmesiyle ilgili sözleri mesela (26 Ekim 2015): "Ola ki herhangi bir yanlış uygulama varsa bunun da peşi hiçbir zaman bırakılmaz, gereği yapılır." Davutoğlu'nun 3 Kasım 2015'te bakanlık sayısının artmasıyla ilgili söyledikleri, "Gereği yapılır" protokolünün tipik örneği: "Bir ihtiyaç varsa onun gereği yapılır." Bizim bileceğimiz iş.
Gezi isyanı sonrasında polisin dünya harbi ölçülerinde biber gazı ithal etmesiyle ilgili bir