2015 Mart'ında A Haber kanalı, yayımladığı "Üst Akıl belgeseli"ni şöyle patlangaçlarla duyurmuştu:
"Bütün sırlar çözülüyor, gizem perdesi aralanıyor... Kim bu üst akıl? Neden yakıyor, yıkıyor, ötekileştiriyor... Komplo teorisi değil gerçekler..." "Üst Akıl Oyunları" adlı internet ve facebook sayfası, üst akıl'ı "gizli ecnebi örgüt" diye tanımlıyor: "Üst Aklın, Nam-ı diğer; Gizli Ecnebi Örgütün, tarih boyunca yaptığı ve insanlığın geleceği üzerine planladığı oyunlar..." Hem "komplo teorisi" ithamını peşinen reddeden ya da dünyada komploların pekâlâ vuku bulduğunu (ki öyledir) hatırlatarak kendini haklılaştıran, hem de "gizem, sır, gizli planlar" esrarından vazgeçmeyen bir dil kuruyor, üst akıl söylemi. Somut jeostratejik 'çözümlemeleri', gizem sosuna bulamadan sunmanın tadı yok zira.
Komplo ideolojisinin temel nassını zihinlere kakıyor: Kimse, kendi aklıyla bir şey yapıyor olamaz. Herkes, "büyük oyunun” bir piyonu, "bir yerlerin" aleti, "sahibinin sesi"dir. Komplo aklı, vesayetçi zihniyetin fundamentalidir. Ahmet İnsel, 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonu saldırısının Gülen Cemaati'nin polis-yargı ayağından geldiğini ilk başlarda açıkça dile getirmek istemeyen iktidarın, “esas suçlu olarak üst akıl adlı, ne yerde ne gökte bulunan, elle dokunulup gözle görünmeyen bu heyûlayı icat ettiğini" yazmıştı.
Evet, üst akıl, bir yandan ananevi komplo zihniyetinin devamıdır; milliyetçi söylemin ezeli "dış mihraklar"ını, milliyetçi-muhafazakâr söylemin "masonlar, beynelmilel siyonizm, Amerika, Batı"sını tekrar ediyor... Fakat bu örtülü, gizemci yeni lehçesi, bu heyûla imgesi, bir şey söylüyor olabilir bize.
Bir "Kim olduğunu bilirsin sen" tonu taşıyor bu lâf. Masalsı, çocuksu, heroik... Adı anılamayacak kadar dehşetli, tekinsiz olanı, tabuyu işaretliyor. Bazen açık adını imâ