Aradan ne kadar zaman geçmiş olmasının ne önemi var? Ancak sığ kişiler bir duygudan kurtulabilmek için yıllarca beklerler. Kendi kendine söz geçirebilen bir kişi nasıl kolayca bir zevk icat edebilirse acısını da aynı kolaylıkla dindirebilir. Kendi duygularımın elinde oyuncak olmak istemiyorum ben. Duygularımı ben kullanmak istiyorum, onların tadını çıkarmak, onlara hükmetmek..."Oscar Wilde
Fakat insan hayatında olduğu gibi tarihte de kaybedilmis bir anın yanıp yakınma ile bir daha geri geldiği görülmemiştir.Bir tek saatin kaybettirdiği şeyi,bin yıl bile geriye getiremez..
Özlemek, belki de senin orada olduğunu bilmek istemekti. Telefonda rehberimde durmandan ziyade, adının üstüne gelip seni arayabilme rahatlığı. Özlemek, belki de seninleyken olduğum ben’lik halini tekrar yaşatma hevesi. (Bilirsin ben’liklerimiz ara ara ölürler.) Bana hissettirdiklerin sayesinde belki de beni başka biri yapabilmenin güzelliği. Özlemek, belki de hayattan istediğim ikinci şansların toplamıydı. O gün, orada, o andaki halimizin daha fazla tadını çıkarmak istemekti; belki de o gün daha çok öpmek seni, uzağındayken daha hızlı hızlı yürümek sana! Özlemek, bilmiyorum, özellikle ısrarla olanı ne demek, belki de kafamda gezinirken sürekli sana rastlamamla, dünyada gezinip bir türlü seni bulamamanın arasındaki o boşluğun adı..